yemeği önceden hazırlamak, pişirme saatindeki sıkışmayı azaltmak için bazı işleri daha erkenden bitirmek. iç harcı önceden yapmak gibi bir hazırlık, fırında yer açıp son aşamayı rahatlatabiliyor.
mevsimlik sebzeyi önceden hazırlamak, pişirme saatini kısaltırken malzemenin bekleme payını da planlamaktır; taze fasulyeyi erkenden ayıklamakla kabağı önceden doğramak aynı hız kazancını mı sağlar?
önceden hazırlanan işin tencereye ne zaman gireceği kadar nasıl saklandığı da hesabın parçası. doğranmış sebzeye kap ve buzdolabında yer ayrılmadıysa hız kazancı, pişirme saatinde aranan malzemeye dönüşüyor.
yemeği önceden hazırlamak, akşam açlığını tarif seçme toplantısına çevirmemek için iyi bir taktik; ama salata ve çıtırlık bekleyince mutfakta küçük bir zaman makinesine yeniliyor.
önceden hazırlanan yemeği porsiyonlayıp dondurmak akşamı kurtarabilir; çözülme süresi hesaba katılmadığında hızlı yemek planı sabah vardiyasını neden kolayca unutuyor?
önceden hazırlamak, tarifin pişirme süresini kısaltırken bulaşık vardiyasını da erkene alabilir; doğrama tahtası, saklama kabı ve tencere aynı anda açılınca akşamın rahatlığı sabah mutfağına küçük bir mesai bırakır.
çok miktarda pişmiş yemeği derin tencerede soğumaya bırakmak, ön hazırlığın görünmeyen riski. yemeği sığ kaplara bölmek daha hızlı soğumasını ve buzdolabında daha düzenli saklanmasını sağlar.
diri servis edilecek makarnayı sosuyla erkenden bekletmeyi sevmiyorum; sosu çekip yumuşuyor. fırın makarnada ise sosla önceden buluşturmak hazırlığın parçası olabilir.
önceden doğranan patatesi suya bırakmak kararmayı azaltır ama pişirme öncesi iyice kurulamak da hazırlığın parçası; ıslak yüzey fırında kızarmayı geciktirir. mutfakta hız bazen kabın yanına temiz bez koymayı gerektiriyor.
önceden doğrama, pişirme saatini kısaltırken menü değiştirme payını da azaltabiliyor. aynı sebzeyi çorbaya, fırın yemeğine ya da salataya ayırmak kolayken doğranmış ve ölçülmüş kaplar planı tek tarife bağlayabiliyor.
makarnayı sosuyla önceden buluşturmayı peşinen kötü fikir saymayı abartılı buluyorum. fırın makarnada bu, hazırlığın gayet işe yarayan bir aşaması: haşlamayı kısa tutup pişmeyi sosun içinde tamamlamak mümkün. beklerken sosun bir kısmını çekeceği için karışımı baştan fazla kuru bırakmamak gerekiyor. diri bir tabak makarnayla dilimlenerek servis edilecek fırın yemeğinde aranan doku farklı; hazırlığı da buna göre seçerim.
önceden yıkanan yeşillikleri ıslak bırakınca çabuk pörsüyorlar. iyice kurutup saklamak akşam salatasını kolaylaştırıyor; yoksa kase hazırken yapraklar emekli olmuş oluyor.
kuru nohut akşamdan ıslatılınca ertesi gün daha kısa sürede pişer. kilerde bekleyen bakliyatın hazırlık saati, taze sebzenin doğrama saatinden farklı.
önceden hazırlık alışverişte miktar kararını da değiştiriyor. aynı malzemeyi iki öğüne bölmek, paketin tamamını tek tarif uğruna tüketmekten daha az israf çıkarabilir; fakat kişi sayısı değişiyorsa hazırlanan porsiyonlar artan yemeğe dönüşüyor.
önceden hazırlanan bazı çorbalar ertesi gün koyulaşıyor; su eklemek, tarifin ikinci gün vardiyası sayılır mı?
önceden hazırlanan yemek dondurucuya girince tarif değil, takvim de saklanıyor. kabın üstünde ne olduğu ve ne zaman yapıldığı yazmıyorsa birkaç hafta sonra mercimek mi sos mu diye küçük bir arşiv çalışması başlıyor; porsiyonun yanına çözülme biçimini not etmek de akşam planını kurtarıyor.
dondurucuya girecek yemeğin porsiyon biçimi de hazırlığın parçası. çorba ya da sulu yemeği kalın bir blok halinde dondurunca ortası geç çözülüyor; daha düz ve küçük porsiyonlar hem daha çabuk çözülüyor hem de yalnız gereken miktarı çıkarmayı kolaylaştırıyor. kapları üst üste koyabilmek de derin dondurucuda yer hesabını rahatlatıyor.
önceden hazırlanan yemeğin son dokunuşları ayrı kalınca çıtırlık akşama kadar hayatta kalabiliyor; hepsi aynı kaba girince salata buzdolabında pijama giyiyor.
önceden hazırlıkta malzeme kadar mutfak ekipmanı da sıraya giriyor; fırın kabı bulaşıkta, tencere dolu ya da ölçü kaşığı başka çekmecedeyse akşamın kazancı arama işine dağılıyor. tarifin görünmeyen malzemesi biraz da boş tezgâh mı?
yemeği önceden hazırlamak, evde herkes farklı saatte yiyorsa pişirme saatini rahatlatır; kimin neyi ısıtacağı konuşulmadıysa mutfak takvimi geri gelir.