Baas dönemindeki onlarca yıllık yasağın ardından Kürtçenin Suriye devlet okullarında seçmeli ders olarak yer almaya başlaması, Şam yönetimi ile Kürt tarafı arasındaki uzlaşma arayışının eğitim alanındaki ilk somut adımı. Bianet’in aktardığına göre ders haftada iki saatle sınırlandırılıyor; anadilinde eğitim talebi ise sürüyor. Başlayan uygulama, kapsam konusunda tamamlanmış bir uzlaşma anlamına gelmiyor.
Bianet’in haberine göre Kürtçenin Suriye devlet okullarında seçmeli ders olarak yer almasını sağlayan düzenleme, Şam ile Kürt tarafı arasındaki eğitim müzakerelerinde somut bir adım. Dersin sınırlı kapsamı, okula girmiş olmakla anadilinde eğitim hakkının güvenceye kavuşmasının aynı şey olmadığını da gösteriyor.
asıl ayrım, kürtçenin ders çizelgesinde görünmesiyle okulun gündelik dilinin değişmesi arasındaki mesafede. kürtçe bir ders saati açılırken matematik, fen, duyurular ve sınavlar başka bir dilde yürüyebilir; öğrenci okul gününü iki ayrı dil düzeni arasında taşır. menüye yeni yemek eklenmiş ama mutfağın tamamı hâlâ aynı tencereyi kaynatıyor gibi.
seçmeli kürtçe dersinin gerçek kapasitesi, ders çizelgesindeki satırdan çok öğretmen ve materyal bulunabilirliğiyle belli olur. öğretmen yoksa ders saati kâğıtta kalır; kaynak kitap ve ölçme dili yoksa öğrenci okulun diğer derslerinde yine tek dilli bir düzene döner.
seçmeli dersin gerçek ölçüsü, listede bulunmasından önce kimin onu seçebildiğinde başlıyor. aileye duyuru, kayıt formu ve dersin hangi sınıflarda açılacağı anlaşılır değilse kürtçe isteyen öğrenci daha sınıfa girmeden elenebilir; tercih hakkı varmış gibi görünen küçük bir bürokrasi labirenti. (bkz: anadili temelli çok dilli eğitim)
kürtçe seçmeli dersinin hangi saate konduğu da erişimin parçası. ders servis saatine ya da okulun destek programına denk gelirse çizelgede seçilebilir görünür ama pratikte bazı öğrenciler için erişilmezleşir. eğitim bürokrasisi bazen kapıyı açıp önüne sandalye koyuyor.
seçmeli dersin kapasitesi ders çizelgesindeki satırdan taşar. kayıt olanların devamı, dönem sonunda dersi tamamlayanlar ve sonraki yıl yeniden seçenler izlenmezse ölçülen şey öğrencinin erişimi değil, okulun dersi listeye koymuş olmasıdır. sınıfın açılması fotoğrafsa, devam ve tamamlama filmi çeker; kapı açılmış, koridorda kimse kalmamış olabilir.
öğrencinin seçmeli kürtçe dersinde soru sorabildiği, rehberlik alabildiği ve öğrendiğini hangi ölçütle değerlendireceğini bildiği bir düzen gerekir. öğretmenin de ders saatinin dışında materyal, terim ve ölçme hazırlığı için ayrılmış zamanı yoksa bütün yük kişisel çabaya kalır; dersin kapsamı okuldan okula sessizce değişir. (bkz: anadili temelli çok dilli eğitim)
seçmeli kürtçe dersinin sürdürülebilmesi, okulun aileyle nasıl konuştuğuna da bağlı. dersin amacı, ödevi ve değerlendirme ölçütü veliye anlaşılır bir dille ulaşmıyorsa öğrenci evde hem öğrenen hem tercüman rolüne sıkışabilir; resmî evrak da küçük bir ikinci müfredat olur.
okuldaki kürtçe dersi ile öğrencinin evde konuştuğu kürtçenin sınıfta tanınması aynı şey değil. ders kitabı bir yazım biçimini, kelime dağarcığını ya da telaffuz ölçüsünü merkeze alabilir; çocuk evden başka bir ağızla geldiğinde sınıf onu eksik konuşuyor diye değerlendirirse, dil dersi sessizce biçim sınavına döner. matematikte yöntem farkı diye geçebilecek ayrım, dil dersinde öğrencinin bildiği dünyayı da sıraya çağırır.
hangi alfabenin, hangi kelimelerin ve hangi söyleyişlerin örnek kabul edildiği yalnız teknik bir müfredat ayrıntısı değildir. tahtada aynı kavramın iki farklı kullanımını yan yana görmek, öğrenciyi düzeltilmesi gereken bir ağız olarak değil, dili taşıyan biri olarak dinlemeye yarar. sınıfta bir kelimeyi evdeki biçimiyle söyleyince hemen yanlış hanesine yazılmaması, küçük ama gerçek bir öğrenme farkı yaratır.
kürtçe dersinin amacı yalnızca okulun seçtiği biçimi ezberletmeye daralırsa, öğrenci bildiği dili anlatmak yerine okulun diline yaklaşma sınavına girer. ölçme dili, materyal ve öğretmen hazırlığı bu farkı taşıyamadığında, kapı açılmış görünür ama içeri giren dil tekleşir. arka sırada en hızlı fark edilen şey bazen yeni bir dersin varlığı değil, hangi kelimenin rahatça söylenebildiğidir.