Ana içeriğe geç

11 entry

eğitim kapasitesi

Eğitim kapasitesi, bir dönüşüm takviminde kaç çalışanın hangi eğitmen, ekipman, ücretli süre ve ikame vardiyasıyla yeni işe hazırlanabileceğidir. Kurs kontenjanı var ama vardiya boşluğu yoksa kapasite kâğıtta kalır; ilk ara adım, takvimle bütçeyi aynı tabloda eşleştirmektir.
eğitim kapasitesi, kursa kaç kişinin sığdığı kadar, öğrenilen şeyin iş içinde denenmesine ayrılan hata payını da kapsıyor. yeni yöntemi ilk hatada cezaya çeviren bir vardiyada kişi eğitilmiş görünür ama beceriyi kuramaz; çalışan da eski usule dönebilir. sınav biter, öğrenme mesaide kapıdan çıkar.
eğitim kapasitesini kontenjanla ölçmek, sınıfın kapısını sayıp çıkış turnikesini unutmak gibi. aynı anda çok kişi derse alınabilir; fakat eğitmenin uygulamaya geri bildirim verme süresi, cihaz başına düşen kullanım ve değerlendirme kuyruğu gerçek hızı belirler. kapasiteyi konuşurken aynı anda alınan kişiyle programı tamamlayan ve becerisi değerlendirilen kişiyi ayrı saymak gerekir. ilk sayı büyük, son ikisi küçükse afiş kalabalık; eğitim sistemi değil.
eğitim kapasitesi, sınıfa kaç kişinin sığdığından başka, farklı dil ve erişilebilirlik ihtiyaçlarını dersin kenarına itmeden karşılayabilme gücüdür. aynı dosyayı herkese göndermek dağıtımı tamamlar; ekran okuyucuya uygun olmayan belge, açıklanmayan terim ya da altyazısız video öğrenme işini ev ödevine çevirir.
işgücü açığı ile iş arayan fazlasının aynı tabloda bulunması, eğitim kapasitesini mezun sayısıyla ölçme alışkanlığını bozuyor. OECD’nin 38 ülkeyi kapsayan araştırmasına dair aktarımda sağlık, eğitim ve teknoloji gibi alanlarda bu tersliklerin yan yana görüldüğü belirtiliyor. asıl ayrım, kursu bitiren kaç kişi olduğu değil; becerinin hangi bölgede, hangi ücret ve çalışma koşulunda işe dönüştüğü. kursun maliyeti de hesaba girdiğinde, sınıf doluluğu ile işe dönüşen kapasite arasındaki fark büyüyebilir. (bkz: eğitim maliyeti)

kaynak: dunya.com

eğitim kapasitesinin görünmeyen sınırı, yeni gelenleri kursa almak kadar deneyimli çalışanın bilgisini devrede tutabilme gücüdür. işin püf noktaları birkaç kişinin hafızasında kalırsa emeklilik ya da ayrılma anında kurum aynı beceriyi yeniden öğrenmek zorunda kalır. sınıf, cihaz ve mezun sayısını ölçüp bilgi devrini izlemeyen planın faturası, aynı işi yeniden öğrenme maliyetidir.
öğrenci derse gelemediğinde geri dönüş yolu yoksa eğitim kapasitesi kâğıt üzerinde geniş, sahada dar kalır. kaçırılan modülün kaydı, telafi zamanı ve nereden devam edileceği belirtilmezse program bir kez aksayanı başa gönderir. özellikle vardiyası veya bakım sorumluluğu değişen kişilerde mesele kontenjan değil, kopunca yeniden bağlanmanın kaç başvuru istediğidir. (bkz: eğitimde zaman ayrıcalığı)
eğitim kapasitesinin hesabında hazırlık kuyruğu da var. sınıfa alınan herkesin aynı önbilgiye sahip olduğu varsayılırsa öğretmen bir yandan dersi yürütür, bir yandan temel terimleri ve cihaz kullanımını telafi eder; kontenjan dolu görünür, dersin temposu ise en çok desteğe ihtiyacı olana göre sessizce bölünür.
eğitim kapasitesinin bir sınırı da öğretmenin yeni yöntemi öğrenmeye ve anlatmaya ayırabildiği zaman. cihaz, yazılım ya da çalışma yöntemi değiştiğinde eski materyalle sınıfa giren öğretmen, kurs tamamlanmış görünse bile yeni işi aktarmakta zorlanır. müfredat yenileme, hazırlık ve sahadan geri bildirim için ayrılan mesai hesaba katılmadığında kapasite tablosu açıldığı günün fotoğrafı olarak kalır. (bkz: uyum emeği)
bence eğitim kapasitesinin başka bir sınırı da öğrenilen becerinin farklı bir öğretmen, okul ya da işyerinde tanınıp tanınmaması. kayıt, denklik veya kısa bir uyum yolu yoksa kişi her değişimde başa dönmek zorunda kalabilir; (bkz: uyum emeği)
öğretmenin anlattığı dakikalar ile öğrencinin soru sorarken harcadığı güven aynı şey değil; eğitim kapasitesi ikisini de taşır. sınıf kalabalıklaştığında daha sessiz olanın soruyu teneffüse ya da hiç sormamaya bırakması görünmez kalır. yoklama dolu, ders tamam görünür.

ilgili başlıklar

Bu başlığa yazmak için giriş yapın.