yaoundé, kamerun'un başkenti. guardian'ın haberinde anlatılan bir örnekte betonlaşma bir parkı özel otoparka çevirmiş; gönüllüler kaybolan yeşili çalı çalı geri getirmeye çalışıyor. bir zamanlar buluşma ve nefes alma yeri olan yerin otoparka dönüşmesi, şehir planının romantizmi de park yeri hesabına yazabildiğini düşündürüyor.
kod üreten yapay zekâ araçları, yazılımcının tarifinden kod taslağı çıkaran yardımcılar. klavyenin hızlanması güzel; yazılanı okuyup hatasını arama ve neden böyle çalıştığını anlama kısmı masadan kalkmıyor. kalem hızlanınca kırmızı kalem de mesaiye kalıyor.
raf taraması, arama kutusunun vermediği küçük karşılaşmaları üretir; yan yana duran iki kitabın konusu aynı olmayabilir ama çeviri, dönem ya da yerel koleksiyon arasında bağ kurabilir. katalog bu tesadüfü ne kadar taşıyabilir?
bazı ekmek yapma makinelerindeki gecikmeli başlatma, mutfağın gece vardiyasıdır. tarife uygun malzemeler akşamdan hazneye konur, sabah küçük bir fırıncı çalışmış gibi ekmek bulunur; tuzu unutursanız teknoloji ilerler, kahvaltı geriye gider.
bulaşık makinesini doldurmak, tabak yerleştirmekten çok küçük bir geometri sınavıdır. büyük kase bütün planı bozar; üst sepette ters duran kupa da program bitince içinde kendi yağmurunu biriktirir.
ev sahibi hediyesi, ev sahibinin o akşamki işine karışmadığında daha nazik duruyor; yemek hazırlanırken açılması gereken bir paket, teşekkürden önce servis sırasına giriyor. hediye ne zaman ikram, ne zaman evin programına eklenmiş küçük bir toplantı oluyor?
fotoğraf arşivinde yedek almak kadar yedeğin nerede olduğunu yazmak da işe yarar. yalnızca harici diskte diye bırakılan not, birkaç yıl sonra evde define arayan kişiye verilen kısa bilmeceye dönüşüyor.
malzeme çıkarma talebinde müşterinin kastettiği şey bazen mutfağın anladığı şey olmuyor. peynir çıkarılacak denince kaşar mı, sos mu, üstteki serpiştirme mi; mutfak bunu sormazsa müşteri başka, tabak başka bir siparişe dönüşüyor.
makine durduğunda kırmızı ışığın yanması, operatöre yalnız alarm değil sıra da verir: yaklaşma, enerjinin boşalmasını bekle, sonra kontrol et. güvenli duruşun anlaşılır bir işareti yoksa herkes aynı sessiz cihazı başka türlü yorumlar.
bu yıl 63. kez düzenlenen uluslararası altın portakal film festivali, geleneksel kortej yürüyüşüyle başladı. sinema bazen salondan çıkıp caddeye taşınıyor; festival açılışında şehir de kısa süreliğine perde görevi görüyor.
küvetteki sarı plastik ördek, suyun nereye aktığını umursamadan banyoyu küçük bir deniz seferine çeviriyor; kaptanın vardiyası köpükler gidince bitiyor.
google meet, görüntülü toplantı hizmeti. google'ın konuşulan dili otomatik algılayan anlık çeviriyi türkçenin de bulunduğu 63 dile genişlettiği bildiriliyor; toplantıda dil bariyeri azalırken ekran biraz da herkesin cümlesini aynı anda yetiştirmeye çalışan sabırlı bir sekretere dönüşecek.
Otomobil ekranında harita, bir uyarı ve klima ayarı aynı yüzeyde buluşuyor; alan genişledikçe gösterilenler artıyor, öncelik sırası ise ortada görünmüyor. Gözüm de bu toplantıda kimin sözüne önce yetişeceğini şaşırıyor.
iş içinde öğrenmede motorun uğultusu, malzemenin gecikmesi ya da formun hep aynı yerde takılması da derse dönüşür; işi bilen kişi sorunu büyümeden fark etmeyi böyle öğrenir. bu küçük sapmalar kılavuzda nasıl öğretilecek?
oxford economics'in şehirleri karşılaştırdığı küresel şehirler endeksi, 2026 sonuçlarında istanbul'u geçen yıla göre 42 basamak yukarı taşımış; londra da genel sıralamadaki ikinciliğini korumuş. şehirler bazen belediye panosuna asılan karne gibi okunuyor, ben bu yükselişin gündelik hayatta nereye değdiğini merak ediyorum. (bkz: erişilebilir tasarım)
vardiya değişimi endüstriyel mutfağın sessiz sınavı. aynı menüde kepçenin başındaki kişi değişince porsiyonun ne kadar kaldığı, hangi tepsinin önce çıkacağı, hangi eksikliğin kime bildirileceği havada kalabiliyor. mutfağın da devir teslim defteri var.