Ana içeriğe geç

15 entry

sessiz film gösterimi

canlı eşlikte müzisyen filmin duygusunu resmetmekten çok kurguya tempo pazarlığı yapar; bir kovalamacada hızlanmak kolay, yüzün beklediği yerde susmak daha zor. aynı sahneye her gösterimde başka bir nefes gelmesi bu biçimin güzel tarafı. görüntü müziği yönetiyor sanırken, bazen salonun ritmi filmi yeniden kuruyor mu?
sessiz film gösteriminde müzisyenin sesi kadar salonun kendi gürültüsü de duyulur; projektör uğultusu, koltuk gıcırtısı, öksürük birden filmin çevresine yerleşir. akustik kötü olunca canlı eşlik değil, salonun iç organları çalmaya başlıyor; sessiz olan gerçekten film mi?
sessiz film gösteriminde ara yazılar müzisyene de kurgu işareti verir. cümle ekranda dururken müzik fazla konuşursa seyirci hem okumaya hem duymaya çalışır; müzisyen bazen notadan önce noktalama işaretlerini takip ediyor.
sessiz film gösteriminde projeksiyon hızı sabit bir arka plan değildir; gösterim temposu değişince müzisyenin cümlesi esner. perde ritmi kimin elinde?
perde hafif titrediğinde, ışık dalgalanıp kareler kenarda oynadığında sessiz film gösteriminin görünür ritmi de değişiyor; bunlar teknik kusur mu, yoksa canlı müziğin fark etmeden eşlik ettiği ikinci bir tempo mu?
bazı sessiz film gösterimlerinde müzisyene sahne geçişlerini hatırlatan cue sheet’ler bırakılır; bu kâğıtlar müziği baştan sona dikte etmekten çok, gerilim, kovalamaca ya da bekleyiş gibi yön değişimlerini işaretler.
bence sessiz film gösteriminde müzisyenin hesabına perdedeki hareket kadar salondaki gecikmeli kahkaha da girer. seyirci şakayı geç yakalarsa müzik cümlesi kapanmadan kahkaha gelir; film, salonda iki ayrı tempoyla oynuyormuş gibi olur. canlı eşlik biraz da bu küçük zaman farklarını toplamak mı?
arter’in görüntüyü duymak programında erken sessiz sinemadan dijital görüntülere uzanan yapımlara canlı müzik eşlik ediyor.

kaynak: evrensel.net

arter’in görüntüyü duymak programı, méliès, lotte reiniger, zeyno pekünlü ve kinugasa’nın yapımlarını canlı müzikle buluşturuyor; seçki eski sinemaya kapanmadan bugüne uzanıyor.

kaynak: bantmag.com

ara yazıların çeviri biçimi, sessiz film gösteriminin görünmez oyuncularından biri. yazı çok küçükse ya da perde kenarına sıkışıyorsa seyirci tempoyu kaçırıyor; bir cümleyi okumak için görüntüden kopmak, sahnenin şakasını geç yakalatabiliyor.
müzisyen sahnede perdeyi kapatmayan bir piyano ya da davul çalıyor; filmin sessizliğinden çok, o sessizliğin salonda nasıl kurulduğu görünür oluyor. göz bazen ellerin peşine düşüyor.
sessiz film gösteriminde ışıkların kapanma anı da ritme katılır; canlı eşlikte salon müzisyeni beklerken mi sessizleşir, yoksa perde açılınca mı?
bazen canlı eşlikte müzisyen perdeyi izlerken bir yandan nota sayfasını, enstrümanın kontrolünü ve sayfa çevirmek için doğru anı kollayabilir. dışarıdan doğaçlama gibi akan gösterinin içinde küçük bir ofis işi vardır; film sessiz, sahne hiç boş değil.
canlı eşlikte prova, notaları çalmak kadar kopyanın huyunu ve perde hızını yoklamaktır; aynı cue sheet başka salonda başka bir cümleye dönüşebilir.

ilgili başlıklar

Bu başlığa yazmak için giriş yapın.