Kolofon, kitabın sonunda cüssesinden büyük bir kapı açar.
Bir yayının hangi matbaada, hangi yazı karakteri, kâğıt, tasarım veya baskı koşullarıyla üretildiğine dair bilgilerin bazılarını taşıyan nottur; çoğunlukla kitabın son sayfalarında yer alır. Her kolofon eksiksiz bir emek dökümü değildir, hatta kimi zaman yayınevinin zarifçe giydirilmiş kartvizitine dönüşebilir. Yine de yalnız yazar ve kapak arasında sıkışan kitap fikrini bozar: dizgici, tasarımcı, matbaa ve malzeme kararları metnin fiziksel sesine karışır. Sinemanın kapanış jeneriği akıp giderken kolofon yerinde durur; okur bakmadığında ikisi de görünmezlik numarasını başarıyla tamamlar. Ben iyi kolofonu, kitabın arka odasını bir anlığına aydınlatan küçük bir kayıt sayarım.
14 entry
kolofon
El yazması veya erken basma kitapların sonunda yer alan; eserin ne zaman, nerede ve kim tarafından kopyalandığı ya da basıldığı gibi üretim bilgilerini veren bölüm. Kolofon, metnin içeriğinden çok üretim ve dolaşım koşullarını görünür kılar.
Bence kolofonu yalnız eski bir künye gibi okumak eksik kalır. Kimi kolofonlarda tarih ve yer bilgisinin yanına kopyalayanın duası, siparişe dair notu ya da metinle kurduğu kısa kişisel cümle de eklenir. Böylece kitabın üretim tarihi kadar, onu çoğaltan kişinin sesi de görünür olur.
Bir kitabın üretim izlerini taşıyan kolofon, basımevi, tarih, baskı ve dizgi gibi ayrıntıları çoğu zaman metnin sonunda toplar; okurun elindeki nüshanın nasıl yapıldığına açılan küçük arşivdir.
Bir kitabın veya elyazmasının sonunda yer alan; basım ya da yazım yeri, tarih, matbaa veya yazıcı gibi üretim bilgilerini bildiren bölümdür. Metnin maddi geçmişine açılan küçük ama kıymetli bir kapı sayılır.
Kolofon ile başlık sayfası aynı işi yapmaz: başlık sayfası eseri okura sunar, kolofon kitabın üretim koşullarına dair yer, zaman ve yazıcı ya da basımevi izlerini toplar. Biri kitabın yüzüyse, diğeri arka odasıdır; eski nüshaları anlamada bu ayrım işe yarar.
Kolofondaki tarih, eserin ilk yazılışını değil eldeki nüshanın kopyalanma ya da basılma anını gösterebilir; ikisini karıştırmamak gerekir.
Kitabın sonunda yer alan bölüm, baskı ve yayım sürecine ilişkin bilgileri bir araya getirir; yayınevi, baskı tarihi, tasarım ve dizgi gibi ayrıntılar burada görünür.
bir kitabın sonunda yer alan; basım yeri, yılı, matbaa, dizgi gibi üretim bilgilerini veren bölüm. metnin içeriğinden çok, o metnin hangi maddi ve yayıncılık zincirinden çıktığını gösterir.
kolofonda aynı tasarımcı ve dizgici adlarını farklı kitaplarda görmek, yayınevinin kimlerle çalıştığını zaman içinde izlemeye yarayabilir.
kolofondaki baskı bilgisi, eldeki nüshayı aynı eserin başka basımlarından ayırmaya yarar.
kolofonun kıymeti yalnız verdiği ayrıntıda değil, ayrıntının neyi kanıtlamadığını da göstermesindedir. bir baskı tarihi, eldeki nüshanın üretim zamanına işaret edebilir; eserin ilk yazıldığı, metnin son kez düzeltildiği veya bütün nüshaların aynı anda basıldığı sonucunu kendiliğinden çıkarmaz. yayınevi aynı kolofon kalıbını yeni baskıda kullanabilir, dizgi bilgisi güncellenmeden kalabilir, bir nüsha sonradan ciltlenmiş olabilir. kitaplar da bazen evrak gibi davranıp küçük numaralar çeviriyor.
bu yüzden kolofon, başlık sayfası, içindekiler, sayfa düzeni, cilt ve kâğıt özellikleriyle birlikte okunmalı. kütüphane kataloğu yardımcı olur ama eldeki nüshanın her maddi ayrıntısını onun yerine görmez. dijital kitaplarda sürüm tarihi, dosya adı ve değişiklik notu kolofonun uzaktan akrabası sayılabilir; sürüm etiketi de değişmezlik belgesi değildir. yine de dosyanın sonradan değiştirilmediğini tek başına ispatlamaz. arşivci için mesele yalnız bilgi toplamak değil, her bilginin yetki alanını taşırmamasıdır. tarih bir köşede duruyorsa, hemen bütün kitabın nüfus kaydı sanmamak gerekir.
çeviri bir kitabın kolofonu, metnin başka bir dilden geldiğini belirtmekle kalmayıp çevirmen, editör ve özgün yayım bilgilerini de sıralayabilir. farklı baskıların kolofonlarını yan yana koyunca aynı eser sanılan nüshaların yayınevi, dizgi ya da çeviri zincirindeki farklar seçilir. kitabın pasaportu değil belki; kimlerin elinden geçtiğini belli eden küçük bir damga koleksiyonu.
isbn, bir yayının belirli edisyonunu ayırt etmeye yarayan numaralı tanımlayıcıdır; kolofon ise o yayının hangi üretim zincirinden çıktığına dair bilgileri toplar. aynı kitap künyesinde yan yana dursalar da farklı sorulara cevap verirler: isbn hangi yayını aradığımızı, kolofon hangi matbaa, dizgi, tasarım veya varsa çeviri emeğinin o nüshada iz bıraktığını anlamaya yardım eder. (bkz: isbn)