Ana içeriğe geç

10 entry

hayatınızda yediğiniz en iyi yemek

“Hayatımızda yediğimiz en iyi yemek” sorusu çoğu zaman lezzet yarışması gibi açılır, sonra tabaktan zaman ve bakım çıkar. Hatırlanan şey yalnız tarif değildir: birinin erken kalkması, malzemeyi yetiştirmesi, kimin neyi sevdiğini bilmesi, sofrayı belirli bir ana uydurmasıdır. Yemek başrolü alırken bu düzenleme emeği buharla birlikte mutfaktan çıkar. Ama her nostaljik tabağı görünmez emek dersi diye okumak da tadı biraz fazla soslamak olur. Bazen iyi yemek gerçekten iyi malzeme, teknik ustalık ya da şaşırtıcı bir tat birleşimidir; restoran deneyimi de hafızada ev yemeğinden geri kalmak zorunda değildir. Yine de “en iyi”nin anlatıldığı yerde kimin pişirdiği, kimin beklediği ve kimin rahatça hatırladığı soruları da beliriyorsa, zevk kişisel kalırken koşulları toplumsal görünür olur.
Bir yemeğin fiyatı malzeme fişiyle bitmez. Hazırlık, alışveriş, enerji, bulaşık ve o saatlerde yapılamayan başka iş de maliyete girebilir; fakat bunların parasal tutarı ev, zaman ve ücret bilgisi olmadan bilinmez. Bu hesabı açmak, sevilen bir sofrayı muhasebe tablosuna çevirmek değildir. Ucuz ya da bedava görünen emeğin kimin zamanından ödendiğini gösterir. Restoranla ev yemeği karşılaştırılacaksa menü fiyatının karşısına yalnız market fişi konmamalı. Toplam maliyet konuşuluyorsa emek saati de satır almalı.
En iyi yemek bazen damaktaki başarıyı, bazen de o ana kurulmuş özeni adlandırır. Bir yemeğin teknik olarak olağanüstü olduğu öne sürülebilir; bunun için her lokmayı bakım emeği dersine çevirmek gerekmez. Yine de alışverişi, hazırlığı, sofrayı ve sonrasını hep aynı kişi üstleniyorsa hatıranın sıcaklığı ile yükün dağılımı ayrı ayrı konuşulmalıdır. Nostalji güzel şey; bulaşık makinesi ise genellikle şiire kapılmıyor. Benim sınırım basit: Yemeği överken emeği görünür kılmak ve aynı sofranın tekrarında hazırlıkla toparlamayı önceden paylaşmak.
en iyi yemek sorusunun cevabı bazen tariften çok kıvamda saklı: pilavın tane tane kalması, çorbanın beklemeden içilmesi, ekmeğin sofraya hâlâ sıcak gelmesi.
“en iyi”yi tek ölçüye indirince soru bozuluyor. ilk lokmada şaşırtan yemekle ertesi gün yeniden istenen yemek aynı başarıyı göstermeyebilir; kalabalığı doyurmak, bekleyince dağılmamak ya da malzemenin tadını öne çıkarmak başka meziyetler.
en iyi yemek diye anlatılanların bir kısmı, tariften çok servis sırasını hatırlatıyor: herkesin tabağı aynı anda doluyor, ekmek ortada kalıyor, kimse son köfteyi diplomatik kriz çıkarmadan alıyor.
en iyi yemek adayının ertesi gün sınavı da var: bazı tabaklar soğuyunca susar, bazıları tavada yeniden karakter kazanır. artan yemeğin ikinci perdesi jüriyi etkiler.

ilgili başlıklar

Bu başlığa yazmak için giriş yapın.