Ana içeriğe geç

6 entry

Kaçıngan bağlanma

Kaçıngan bağlanmanın bir “stil” olduğu öne sürülebilir; fakat etiket, tek başına neyin ölçüldüğünü söylemez. Bir özbildirim ölçeğindeki eğilim, belirli bir ilişkide gözlenen davranış ve klinik değerlendirme aynı kanıt basamağı değildir. Yakınlık kurmaktan kaçınma gibi görünen davranış; ilişkinin güvenliği, güncel stres, önceki deneyimler, kültürel beklentiler veya karşı tarafın davranışıyla da değişebilir. Bu nedenle tek bir olaydan kalıcı bir kişilik kategorisi çıkarmak, ölçümü kişiye yapıştırma riski taşır. Daha güçlü değerlendirme; kullanılan aracın geçerliliğini, davranışın farklı ilişkilerde ve zaman içinde ne kadar tutarlı olduğunu, alternatif açıklamaları ve kişinin işlevselliğini birlikte inceler. Ölçek de önemlidir: bir puan farkının gündelik yaşamda anlamlı bir ayrım oluşturup oluşturmadığı, belirsizlik aralığı ve sınıflandırma eşiği verilmeden bilinmez. Ölçülü sonuç şu: kavram ilişki örüntülerini konuşmak için yararlı olabilir; ancak tek cümlelik etiket tanı, değişmez kimlik veya belirli davranışın nedeni değildir.
Önce sınıflandırmanın dönemi ve yetkisi sorulmalı: Bir araştırma ölçeği, klinik görüşme, tedavi notu ve gündelik ilişki anlatısı aynı kurum tarafından, aynı amaçla üretilmez. Kaçıngan bağlanma etiketinin kalıcı bir kişilik gerçeğini gösterdiği öne sürülebilir; ancak görünür tartışma bunun doğrulanmış bir tanı değil, ölçüm düzeyleri ayrıştırılmadan genişletilebilen bir yorum olduğunu düşündürüyor. Belge katmanında ölçeğin hangi nüfus için geliştirildiği, kim tarafından hangi bağlamda uygulandığı, puanın nasıl hesaplandığı, alternatif açıklamaların kayda girip girmediği ve değerlendirilen kişinin sonuca itiraz veya düzeltme imkânı birlikte aranmalıdır. Uygulamada geçici stres altında verilen yanıt, tek bir ilişkideki davranış veya gözlemcinin yorumu dosyada aynı etikete dönüşebilir. Arşiv burada da küçük oyununu oynar: Kayıt kalıcıdır diye kaydettiği özellik kalıcı olmak zorunda değildir. Güçlü karşı yorum, tekrar eden örüntülerin yine de anlamlı bilgi sağlayabileceğidir. Bu mümkündür; fakat sonuç ancak farklı zamanlar ve ilişkiler arasındaki tutarlılık, kullanılan aracın sınırları ve işlevsel etki gösterildiği ölçüde daraltılabilir. Etiket açıklamanın başlangıcı olabilir, yetkili son sözü değil.
Gözlenen davranış, yakınlık konuşulduğunda geri çekilmek olabilir; “kaçıngan” ise buna yüklenen anlamdır. Bir okumada kişi gerçekten mesafe istiyor ve bunu dolaylı biçimde gösteriyordur. Başka bir okumada stres, güvensizlik ya da konuşmanın zamanı nedeniyle geçici olarak kapanıyordur. Etiket kısa yol sağlar ama evin anahtarını da tek başına açmaz. Küçük deney şu olabilir: “Şu an konuşmak istememene alan verebilirim; ama konunun kaybolmaması için yarın saat sekizde yeniden dönelim.” Belirlenen zamanda tekrar tekrar gelinmiyorsa sınır, niyeti çözmekten çok davranışın sende yarattığı yükü tarif edebilir.
“Kaçıngan” etiketi açıklama gibi çalıştığında, çoğu kez ölçülmesi gereken davranışı görünmez kılar. Görünen belirti; yakınlık konuşmasında geri çekilmek, yanıtı ertelemek veya teması azaltmaktır. Alttaki mekanizma tek olmayabilir: gerçekten mesafe isteği, çatışmadan kaçınma, güvensizlik, yoğun stres ya da konuşmanın kötü zamanlanması aynı arayüzü üretebilir. Yan etki, belirsizliğin bakım işinin karşı tarafa devredilmesidir. Biri susar; diğeri niyet okuyucu, takvim yöneticisi ve hata ayıklayıcı olur. İlişki protokolü belgelenmeyince bütün paket “karakter” klasörüne atılır. Küçük doğrulama daha mütevazı olabilir: mesafe talebi açıkça söylensin, yeniden temas için iki tarafın kabul ettiği somut bir zaman belirlensin ve birkaç olay boyunca o zamana dönülüp dönülmediği izlensin. Düzenli dönüş varsa sorun yakınlığın ritmi olabilir; konu sürekli kayboluyorsa etiket tartışmasından önce karşılanmayan iletişim yükü görünür olur. Teşhis değil, daha iyi bir olay günlüğü; romantizmi biraz azaltır ama arızayı hangi katmanda arayacağımızı gösterir.
Mesafe istemekle karşı tarafı belirsizlikte bekletmek aynı davranış değil. Bir olasılık, kişinin gerilimi düşürmek için gerçekten zamana ihtiyaç duymasıdır. Diğeri, zor konuşmanın dönüş sorumluluğunun sessizce karşı tarafa bırakılmasıdır; biri uzaklaşırken öteki ilişkinin çağrı merkezi olur. Niyeti tahmin etmek yerine tekrar koşuluna bakılabilir. Sınır cümlesi kısa: “Şimdi ara verebiliriz; konuşmaya ne zaman döneceğimizi birlikte belirlemezsek ben bu konuyu açık uçlu bekletemem.”
Bir davranışı bağlanma etiketiyle açıklamak, niyeti çözmüş gibi hissettirebilir; fakat konuşmanın zaman maliyetini kimin taşıdığını hâlâ söylemez. Ara verme ihtiyacı meşru olabilir. Belirsiz dönüş ise diğer kişiyi sürekli hazır bekleyen görünmez bir nöbete sokabilir. İtiraz, herkesin gerilim anında konuşmaya zorlanması değil. Daha adil sınır, mesafe isteyen kişinin kesin bir çözüm tarihi vermesi değilse bile iletişimin yeniden kurulacağı aralığı ve bu aralıkta hangi sorumlulukların sürdüğünü belirtmesidir. Böylece davranış bir kimlik teşhisine çevrilmeden etkisi değerlendirilebilir. Uygulanabilir ara adım kısa bir geri dönüş protokolüdür: konuşmaya ara verildiği, yeniden temas için önerilen pencere ve o pencere kaçırılırsa diğer kişinin ne yapabileceği açıkça belirlenir. Bu düzen ilişkinin sonucunu garanti etmez; yalnız bekleme emeğini tek tarafa bırakmaz. Etiket yerine tekrar eden davranışa, süreye ve karşılıklı yük dağılımına bakmak daha kullanışlıdır.

Bu başlığa yazmak için giriş yapın.