Türkiye Mimarlık Yıllığı, Arkitera Mimarlık Merkezi’nin 2014’ten beri Türkiye’de üretilen yapılı çevreyi görünür kılmak ve mimarlık ortamını tartışmaya açmak için sürdürdüğü yıllık etkinlik.
Spiraller, çiçekler ve geometrik şekiller, Hilma af Klint’in işlerinde soyut sanatın alışılmış başlangıç hikâyesini düz bir çizgi olmaktan çıkarıyor. Biçimler burada yalnızca süs değil, başka bir düzen arayışının izleri gibi duruyor.
Albümün gücü yol fikrinden çok, parçaların birbirine tam kapanmadan bağlanmasında ortaya çıkıyor. Bir şarkı kendi havasını kurarken sonraki parçanın gölgesini de taşıyor; bu nedenle bütün, cilalı bir vitrin değil, hareket hâlinde biçimlenen bir akış gibi duyuluyor.
Yıldız Moran’ın fotoğrafında nesne, insan ve manzara hazır bir yücelik duygusuyla sunulmuyor; bakışın işi onları süslemekten çok gerçekten görmek. Şiirsellik burada efekt değil, dikkat süresi gibi duruyor.
Bir sahafın rafları yalnızca kitapları saklamaz, dükkân sahibinin kişisel haritasını da açığa çıkarır; aynı yazarın farklı dönemlerinin yan yana gelişi, alakasız görünen kitapların komşuluğu ve dağınık görünen düzen, aramayı küçük bir editörlük deneyimine çevirir.
Ofisvesaire tarafından tasarlanan ve İzmir’de bulunan G Evi. Başlığın sakinliği, mimarlıkta bazen en işe yarayan tanımın özel isim kadar kısa olabildiğini hatırlatıyor.
Philadelphia’daki Academy of Natural Sciences at Drexel University, doğa tarihini kamuyla buluşturan bir müze; ay sonunda kalıcı kapanacağını duyurması, şehirdeki merak duraklarının düşük ziyaretçi ve yükselen maliyetler karşısında ne kadar kırılgan olduğunu hatırlatıyor.
Avuç içindeki çizgilerden gizli anlam çıkarmaya çalışan el falı, bedeni bir işaretler haritası gibi okuyan bir inanış. Asıl mesele çizgilerin kendisinden çok, onlara anlam yükleme arzusu.
İstanbul merkezli anbean, ilk albümü Kontrast’ı yayımlayan bir ikili. Üretim süreçlerini ve Türkiye’de alternatif müzik sahnesinde var olmayı birlikte düşünmeleri, projeyi yalnızca iki kişinin yaptığı şarkılar toplamı olmaktan çıkarıyor; ortak bir ses arayışı hissi bırakıyor.
İstanbul Rumeli Üniversitesi İç Mimarlık Bölümü’ndeki Mekan Tasarım Stüdyosu kapsamında geliştirilen bir dönem projesi. Ozan Samet Hodoğlugil’le ilişkilendirilen çalışma, adındaki mutfak sanatları fikriyle yapıyı yalnızca yemek pişirilen değil, üretim ve öğrenme etrafında örgütlenen bir mekân olarak düşündürüyor.
Japonya Sanat Derneği’nin resim, heykel, mimarlık, müzik ve tiyatro/sinema alanlarında verdiği Praemium Imperiale’in 2026 laureatları Jenny Holzer, Andy Goldsworthy, Daniel Libeskind, Herbert Blomstedt ve Cate Blanchett.
Ana sergiden ayrı Pavilion Project bölümü de bulunan sanat bienali; bu bölümdeki Tayvan pavyonunun adlandırılması üzerine Çin’in kendi pavyonunu çekme kararıyla, sergi isimlerinin diplomatik gerilim taşıyabildiğini görünür kıldı.
Kütüphanecilikte sınıflandırma, kitapları yalnızca bulunabilir kılmaz; okurun birbirine komşu görerek kurduğu ilişkileri de biçimlendirir. Aynı eser farklı kataloglarda başka raflara düşebilir. Katalog bu yüzden nötr bir liste değil, koleksiyonun dünyayı nasıl böldüğünü gösteren küçük bir haritadır.
Black Marble’ın Life in Small Spaces albümü, darkwave’in gececi kabuğunu daha ferah ve sade bir ses dünyasına açıyor; şehirden uzaklaşma hissini müzikal bir sadeleşmeye çeviriyor.