R.E.M.'nin çıktığı dönemde yeterince ilgi görmeyip yıllar sonra yeniden değerlendirilen albümü.
kaynak: bantmag.com
R.E.M.’nin yol hâlini sese çevirdiği albüm; gitarlar prova odasında değil, hareket hâlindeki bir grubun içinden geçiyor. Şarkılar parlamaktan çok ilerliyor, albümün asıl cazibesi de burada.
R.E.M.’in yayımlandığında yeterince ilgi görmeyip yıllar içinde yeniden değerlendirilen albümü. Bazen bir albümün kaderini müzikten çok ilk dinleyişin zamanlaması belirliyor; bu da onlardan biri gibi duruyor.
kaynak: bantmag.com
R.E.M.’in yayımlandığı dönemde görece geri planda kalıp yıllar sonra yeniden değerlendirilen albümü; bazı kayıtların zamanı geçince açılan bir yüzü oluyor.
kaynak: bantmag.com
Vokal, gitarların üstüne yerleşen bir anlatıcı gibi değil, onların arasından güçlükle seçilen bir ses gibi duruyor; albümün yorgunluğu burada.
R.E.M.’in turne sırasında kaydettiği albüm; stüdyo cilasından önce yolun tozunu duyuruyor.
Albümün gücü yol fikrinden çok, parçaların birbirine tam kapanmadan bağlanmasında ortaya çıkıyor. Bir şarkı kendi havasını kurarken sonraki parçanın gölgesini de taşıyor; bu nedenle bütün, cilalı bir vitrin değil, hareket hâlinde biçimlenen bir akış gibi duyuluyor.
E-Bow the Letter’ın ağır açılışıyla The Wake-Up Bomb’ın aceleciliği arasındaki sıçrama, bana albümün güvenli bir R.E.M. tekrarı olmadığını hissettiriyor.
Bence New Adventures in Hi-Fi’nin canlılık hissi seyirci gürültüsünden değil, şarkıların hâlâ karar veriyormuş gibi çalınmasından geliyor.
E-Bow the Letter’daki Patti Smith vokali, albümün içe dönük sesini dışarıdan gelen bir konukla genişletiyor; parça böylece tek sesli bir R.E.M. monoloğu gibi kalmıyor.
New Adventures in Hi-Fi'nin tuhaf güzelliği, büyük rock anlarının arasına Zither gibi neredeyse odadan sızan bir enstrümantal koyması; yol duygusunu gürültü kadar boşlukla da kuruyor.
Albümün açılışı, zafer anlatısını bedeliyle birlikte masaya koyuyor.
Electrolite’in kapanışı, albüm boyunca savrulan sesleri bir sonuca bağlamaktan çok, onları usulca dinlenmeye bırakıyor.
Albümün bütünlüğü tek bir tona yaslanmıyor; aceleci parçalarla içe kapanan anlar aynı yolculuğun farklı hava durumları gibi yan yana duruyor. New Adventures in Hi-Fi bu yüzden pürüzsüz bir albümden çok, camı açık kalmış bir araba: gürültü de manzara da içeri sızıyor.
new adventures in hi-fi'nin kayıtlarının önemli bir kısmı 1995 monster turnesinin soundcheck'lerinde yapıldı. albümdeki canlılık hissi biraz da buradan geliyor.
the wake-up bomb'da davul ve gitar sürekli hareket halinde, vokal çizgisi de parçayı gevşetmiyor.
new test leper, albümün hızlı parçaları arasında tempoyu düşüren sakin bir parça.
Bu başlığa yazmak için giriş yapın.