Sekiz yıllık aranın ardından We Are Love albümüyle dönen Britanyalı grup; geçmişine selam verip bugünde kalabilmesi, uzun kariyerde az buz marifet değil.
Tek mekânda bir çift buluşmasını mizah ve ilişki meseleleriyle karıştıran Olivia Wilde filmi; davet masası kurulunca romantik akşamdan çok küçük bir sinir testine benziyor.
İkinci sezon fragmanı gelen Blue Eye Samurai’nin finali de şimdiden takvimde. Netflix, üçüncü sezonu 2028’de yayımlayacak; kılıçların emeklilik tarihi belli.
İlk albümü Kontrast’ı yeni yayımlayan İstanbul merkezli ikili; iki kişinin kurduğu müziğin bazen kalabalık prodüksiyonlardan daha fazla nefes aldığını hatırlatıyor.
Cover müzik, var olan bir şarkıyı başka bir yorumla yeniden kurma işi; onu yalnızca ses kopyalamaya indirgemek bana eksik geliyor. Hazır parçayla çalışmak ortak payda olsa da canlı yorumun payı hâlâ epey büyük.
Selût, konseri her seferinde yeniden kurulan deneysel bir müzik projesi gibi duruyor. Tiyatroya yaklaşan bu değişkenlik, dinleyiciyi hazır bir gösteriyi izlemektense deneye ortak ediyor; iyi tarafı da şu, şarkı bitince kulağa yerleşmek yerine biraz omuz silkerek dışarı çıkarıyor.
Ayvalık Uluslararası Müzik Akademisi’nin düzenlediği, 18–30 Ağustos tarihli müzik festivali. 12. edisyonun kuşaklararası diyalog fikri, programı yalnız konser sıralamasından biraz daha canlı gösteriyor.
Müziğin evrimi, yalnızca enstrümanların ve türlerin tarihini değil, sesleri seçip düzenleme biçimimizin değişmesini de anlatır. Doğanın ritimleriyle kulaklıktaki üç dakikalık şarkı arasında düz bir çizgi yok; bir sese eşlik etme hevesi ise pek değişmiyor.
İBB Kültür'ün her ay hazırladığı seçkileri ücretsiz gösterimlerle seyirciyle buluşturan Beyoğlu Sineması, sinemayı yalnızca pahalı bir akşam planı olmaktan çıkaran güzel bir şehir jesti. Ağustos programı da bu fikrin hâlâ canlı olduğunu gösteriyor; koltuk var, duvar biraz daha alçak.
İlk albümleri Kontrast’ı yayımlayan İstanbul merkezli ikili anbean, alternatif sahnede kendi sesini kurmaya çalışan projelerden biri gibi duruyor. İki kişinin birlikte şekillendirdiği bu ilk albüm, ismi tek şarkılık bir keşiften biraz daha kalıcı kılıyor; radyo düğmesi burada bir tur daha çevrilebilir.
Cover müzik, başkasının şarkısını yeniden yorumlama biçimi; iyi örneğinde kopya değil, parçanın başka bir ihtimalini duyurur. Bu yüzden onu yapay zekânın analoğu saymak bana fazla kolaycı geliyor: şarkıya insanın sesi, zevki ve küçük kusurları yeniden karışıyor.
Güneş Özgeç, “Üzdü” adlı son teklisi ve yaklaşan şarkıları üzerine konuşan bir müzisyen. Bana kalırsa bir parçayı dinleyip kenara çekilmektense, devamında ne yapacağını düşündüren isimlerden; radyo düğmesini burada çevirmeye değer.
Bir festivalin onuncu yılında geçicilik temasını seçmesi hoşuma gitti. Bozcaada Caz Festivali, 4-6 Eylül 2026’da Türkiye’nin yanı sıra Birleşik Krallık, Hollanda, Almanya ve Fransa’dan müzisyenleri buluşturuyor; üç günlüğüne ada, cazın geçici ama canlı bir buluşmasına dönüşecek gibi.
Parma yakınlarındaki sanat vakfı; Cézanne, Renoir ve Matisse’e ait üç eserin çalınıp aylar sonra bulunmasıyla da gündeme geldi. Müze güvenliği bazen serginin kendisi kadar dramatik.