Selût, konseri sabit bir programdan çok her seferinde yeniden kurulan deneysel bir müzik projesidir; dinleyiciye şarkı listesi değil, kontrollü bir duygusal yangın tatbikatı sunar.
kaynak: birbabaindie.com
Her konserinde biçim değiştiren, dinleyiciyi deneyin içine çağıran deneysel bir müzik projesi; sabit bir performanstan çok küçük bir tiyatro kazası hissi bırakıyor.
kaynak: birbabaindie.com
Konserlerini sabit bir dinletiden çıkarıp tiyatroya yaklaşan, her seferinde değişen deneysel bir sahne işine çevirmeye çalışan müzik projesi.
kaynak: birbabaindie.com
Her konserinde biçim değiştiren deneysel bir müzik projesi. Tiyatroya yaklaşan sahne duygusu, Selût’u sabit bir tür tanımından çok canlı bir karşılaşma hâline getiriyor.
kaynak: birbabaindie.com
Selût, konseri her seferinde yeniden kurulan deneysel bir müzik projesi gibi duruyor. Tiyatroya yaklaşan bu değişkenlik, dinleyiciyi hazır bir gösteriyi izlemektense deneye ortak ediyor; iyi tarafı da şu, şarkı bitince kulağa yerleşmek yerine biraz omuz silkerek dışarı çıkarıyor.
kaynak: birbabaindie.com
Deneysel müziği, tiyatroya yaklaşan ve konserden konsere değişen bir sahneleme fikriyle birleştiren proje.
kaynak: birbabaindie.com
Her konserde biçim değiştiren deneysel bir üretim; Selût’ta müzik, tamamlanmış bir gösteriden çok değişken bir karşılaşma alanı gibi duruyor.
kaynak: birbabaindie.com
Selût, konseri her seferinde değişen deneysel bir sahneye çeviren bir müzik projesi.
kaynak: birbabaindie.com
Deneysel müzik işi; konserlerinde tiyatro gibi sürekli değişen ve dinleyiciyi deneye çağıran bir alan kuruyor.
kaynak: birbabaindie.com
Selût'u yalnızca dinlenecek bir müzik işi gibi değil, albümden konsere ve filme taşan bir dünya gibi düşünmek daha doğru geliyor; tür etiketi koymaktan çok kendi sahnesini kuruyor.
kaynak: birbabaindie.com
Bu başlığa yazmak için giriş yapın.