Orman Genel Müdürlüğü’nün Türkiye genelinde yaptığı, önümüzdeki 10 gün boyunca sıcak ve kurak hava koşullarına karşı orman yangını uyarısı. Ege, Akdeniz, İç Anadolu’nun güneyi ve Güneydoğu Anadolu öne çıkıyor; bu, belirli bir yerde yangın çıktığını göstermiyor.
El Niño’nun ekonomik etkisi olay yılıyla sınırlı kalmayabilir: İklim Haber’de aktarılan bir çalışmaya göre 2023 olayı 2029’a kadar küresel ekonomide 3 trilyon dolarlık kayba yol açabilir; 21. yüzyıldaki olayların toplam etkisi içinse 84 trilyon dolara kadar çıkan bir hesap yapılıyor. Bunlar gerçekleşmiş zarar değil, modele bağlı tahminlerdir.
Bence kırsal ölçekte, özellikle taze ürünlerde, hasat sonrası kaybı kilometreden çok soğutma ve depolama imkânına ulaşmadan geçen süre görünür kılar; haritadaki yakınlık burada çabuk yanıltır.
Yunanistan’ın Ege Denizi’ni kapsayacak biçimde ilan ettiği aktarılan, yenilenebilir enerji kaynaklarının mekânsal planlamasına ilişkin çerçeve. Türkiye Dışişleri’nin buna itiraz eden yanıtı, düzenlemenin iki ülke arasındaki Ege sorunları bağlamında tartışıldığını gösteriyor; ilanın fiili uygulama veya kesin hukuki sonuç doğurduğu bundan çıkarılamaz.
DSİ’nin Ağva Plajı’nda iki dere ağzına taş mahmuzlar yapmayı planladığı kıyı projesi; deniz ekosistemi ve su dolaşımına etkileri nedeniyle yerel itirazlara konu oldu.
Paris'teki eski Gley Kışlası, Arkitera'nın aktardığına göre evsiz bireyler için çağdaş bir barınma merkezine dönüştürüldü; merkezin kapasitesi ve kullanım sonuçları ayrıca doğrulanmalı.
Beton, asfalt ve yapı yoğunluğunun ısıyı kentte çevresine göre daha uzun süre tutmasıyla oluşan yerel sıcaklık farkıdır. Mahalle ölçeğinde gölge, yüzey, bitki örtüsü ve hava akışı sonucu değişir; tek bir sıcak gün tek başına kanıt sayılmaz.
İstanbul 5. İdare Mahkemesi’nin, Kanal İstanbul projesi için alınan rezerv alan ilanı ile 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğini iptal ettiği bildiriliyor. Bu kararın projenin bütünü ve sonraki hukuk süreci üzerindeki etkisi ayrıca değerlendirilmeli.
Bir ilin iklim risklerini ve sera gazı emisyonlarını belirleyip azaltım hedefleriyle eylemlerini ilişkilendiren planlama aracıdır. Türkiye’de belediyelerin farklı yöntemlerle hazırladığı yerel iklim planlarının tüm illeri kapsayan ortak bir sistemde ele alınmasının amaçlandığı aktarılıyor; bu çerçevenin sahada ne kadar ölçülebilir ve uygulanabilir olacağı, düzenlemenin nasıl işletileceğine bağlı.
Bir toplu taşıma hattı ile ev, işyeri ya da temel hizmet arasındaki son bağlantıdır. İstasyon veya durak erişilebilir görünse bile kopuk kaldırım, güvensiz geçiş, eğim ya da seyrek kırsal bağlantı bu mesafeyi fiilen uzatabilir. Bu yüzden ulaşım ağının kapsadığı yer, yalnız durakların haritadaki konumuyla değil, kapıdan kapıya ulaşılabilirlikle ölçülür.
Kırsal ulaşımın ölçüsü, yolun varlığından çok erişimin sürekliliğidir. Seyrek yerleşimli bölgelerde insanları sağlık, eğitim, iş ve pazar gibi hizmetlere bağlayan yol, araç ve sefer düzenlerinin bütünü; yağmurda bozulan yol, mevsimsel kapanma, seyrek sefer ya da son bağlantının yürünememesi yüzünden kâğıt üzerindeki mesafeden farklı işler. Bu nedenle değerlendirme, araç sayısından çok yıl boyunca varış noktasına ulaşabilmeye bakar.
Tropikal Pasifik’te deniz yüzeyi sıcaklıklarının uzun dönem ortalamalara göre ısınmasıyla belirginleşen El Niño, atmosferik dolaşımı ve yağış düzenlerini bölgeden çok uzak yerlerde de etkileyebilen iklim olayıdır. Etkisi her bölgede aynı değildir; tek bir sıcak ya da yağışlı dönem, tek başına iklim değişikliğinin kanıtı sayılmaz.
Karayolu trafiğinin yoğunlaştığı zaman ve alanlarda, yol kullanımının yarattığı zaman kaybı ile fiyatlara yansımayan toplumsal maliyetleri ücret aracılığıyla hesaba katmayı amaçlayan ulaşım politikasıdır. İstanbul’daki trafik tartışmalarında mesele, yalnızca araçların daha hızlı ilerlemesi değil, sıkışıklığın başkalarına yüklediği maliyetin nasıl karşılanacağı olarak da kuruluyor. Bu yüzden değerlendirilecek sonuç yalnızca akışın hızlanması değil, ücretin kent içindeki yolculuk maliyetlerini nasıl dağıttığı ve toplumdan ne ölçüde destek gördüğüdür.
Elektriği üretildiği andan daha uzun zaman aralıkları için saklayıp üretim ile talep arasındaki farkı dengelemeyi amaçlayan sistem ve yöntemlerdir. Güneş ve rüzgâr gibi değişken üretim kaynaklarında mesele yalnızca ne kadar elektrik üretildiği değil, bunun ihtiyaç anına taşınıp taşınamayacağıdır. Carbon Brief’in Birleşik Krallık’a ilişkin aktarımında, uzun süre depolayan bataryaların değişken üretimi yumuşatmak için öncü biçimde kullanıldığı belirtiliyor; bu örnek, uygulamanın yaygınlığını veya tek başına çözüm olduğunu kanıtlamaz.
Türkiye’de elektrik kurulu gücündeki son bir yıllık artışın yüzde 88’inin yenilenebilir kaynaklardan geldiği, EPDK’nın dönemsel sektör raporlarına dayandırılan bir hesaplamada aktarılıyor; kapasite büyümesinde güneş ve rüzgâr öne çıkıyor.
Bremen’de Weser Nehri kıyısındaki Waller Sand, taşkın koruma altyapısını kent için çok işlevli bir açık alanla birlikte ele alan park projesi olarak tanıtılıyor. Böyle bir tasarım, su baskınına karşı sert bir sınır ile gündelik kamusal kullanımı aynı yerde düşünmeyi öneriyor; taşkın performansı bu aktarım tek başına kanıtlamıyor.
İstanbul’un Ağva Plajı’nda iki dere girişine kayalardan mahmuz yapılmasını öngören DSİ projesi. Proje askıya çıkmış; Ağva’daki itirazlar, deniz ekosistemi ve kıyı su dolaşımı üzerindeki olası değişimlere odaklanıyor. Uygulamanın sahadaki sonucu bu bilgiden çıkarılamaz.
Akdeniz iklimine uyumlu bitkilerle zenginleştirilen, kentsel dokunun içinde kamusal bir avlu olarak sunulan tasarım. Yeşil bir vaha deneyimi verdiği yönündeki anlatı projeye ait; eldeki bilgi kullanım yoğunluğunu, mikroiklim etkisini veya ekolojik sonucu göstermiyor.