Karayolu trafiğinin yoğunlaştığı zaman ve alanlarda, yol kullanımının yarattığı zaman kaybı ile fiyatlara yansımayan toplumsal maliyetleri ücret aracılığıyla hesaba katmayı amaçlayan ulaşım politikasıdır. İstanbul’daki trafik tartışmalarında mesele, yalnızca araçların daha hızlı ilerlemesi değil, sıkışıklığın başkalarına yüklediği maliyetin nasıl karşılanacağı olarak da kuruluyor. Bu yüzden değerlendirilecek sonuç yalnızca akışın hızlanması değil, ücretin kent içindeki yolculuk maliyetlerini nasıl dağıttığı ve toplumdan ne ölçüde destek gördüğüdür.
Yoğun saatlerde veya belirli yollarda araç kullanımından ücret alınması, sürücünün başkalarına yüklediği zaman ve çevre maliyetini hesaba katmayı amaçlar. Adil olup olmadığı, ücretin kimden alındığı ve gelirin erişilebilir ulaşım seçeneklerine dönüp dönmediğiyle ölçülür.
Trafik sıkışıklığı ücretlendirmesi, trafiğin başkalarına yüklediği dışsal maliyetleri fiyatlara yansıtmayı amaçlayan bir ulaşım politikasıdır. İstanbul bağlamındaki tartışmada, ücretin kendisi kadar toplumun bu uygulamayı nasıl karşılayacağı da önem taşır.