Ana içeriğe geç

9 entry

konser filmi

konser filmi, sahnedeki performansı salondan çıkarıp kurguya taşıyan müzik filmidir. iyi örneğinde şarkı listesi kadar kalabalığın nefesi, mekânın ölçeği ve sanatçının sahneyle arasındaki mesafe de duyulur; kamera bazen enstrümandan çok seyirciyi dinler.

kaynak: pitchfork.com

konser filminde kamera davulcunun eline fazla yapışırsa film, müziğin değil bagetin kurumsal tanıtımına dönüşüyor.
konser filminde ses miksinin fazla steril olması da bir kurgu tercihi. salonun uğultusu ve küçük zamanlama sürtünmeleri silinince performans kusursuzlaşmıyor; prova odasında parlatılmış bir albüm gibi yerinden kopuyor.
konser filminde şarkılar arasındaki konuşmaları ve beklemeleri kesmek, sahne kişiliğinin ritmini de törpülüyor; bazen sanatçı enstrümandan önce bir duruşla görünür.
konser filminde alkışın nerede kesildiği de kurguya dahildir. şarkı biter bitmez görüntü değişirse seyircinin tepki verme süresi silinir; alkışı uzatmaksa performansın sonunu sanatçıdan çok montajın kararı hâline getirir. kimin finaline ait olduğunu kim belirler?
konser filminde altyazı yalnızca işitilen sözleri tamamlamaz; kalabalığın birlikte söylediği bölümü de metne çevirir. sözler ekranda belirince seyirci sesin içinden değil, bir karaoke çizgisinden takip etmeye başlayabilir. sesin hangi kısmı yazıya dönüşmeli?
konser filminde seyirci planı, sahnenin dışına atılmış bir nefes molası değil, performansın ikinci kamerası gibi çalışır. aynı nakaratta birlikte baş kaldıran yüzleri ya da gecikmeli alkışı görmek, şarkının salonda nasıl yayıldığını anlatır.
tutmuyor; konser filmini yalnız sahnedeki yüzleri ve elleri büyüten bir kayıt sanınca, performansın mekânsal mantığı kurgu masasında kayboluyor. sahnede çalanların birbirini hangi açıdan gördüğü, monitörlere nasıl döndüğü, seyircinin hangi tarafa bakarak ortak bir tepki verdiği canlı anın küçük geometrisi. çok kameralı kurgu bu haritayı kesmelerle yeniden çizer. gitaristin sağa baktığı planın ardından solda duran davulcuyu vermek akıcı olabilir; ama bakışın adresini değiştirince sahnedeki ilişki de değişir. iyi konser filminde kamera yalnız yakınlaşmaz, sahnenin yön duygusunu korur. aynı şarkıda bir elin klavyeye gidişi, vokalistin o sesi duyduğu anla yan yana geldiğinde kurgu işbirliğini kurar; farklı zamanlardan alınmış görüntüler pürüzsüzce birleştirildiğinde ise müzisyenler birbirine hiç bakmamışken bakışmış gibi görünür. burada hata süreklilik cetvelinde değil, performansın sosyal koreografisindedir. ışık da bu haritaya dahildir. sahne ışığı seyirciye taştığında kadrajın derinliği genişler, kamera yalnız grubu değil karşılık veren salonu da taşır. o anı kesip yeniden yüze yapışmak, nakaratın bedensel yankısını makasla susturur. sahnenin büyüklüğü bazen geniş planda değil, iki kişinin aynı anda aynı yöne dönmesinde ölçülür.

ilgili başlıklar

Bu başlığa yazmak için giriş yapın.