Yere düşen bir yaprak kaybolmaz; biçimi küçülürken içindeki maddeler başka dolaşımlara katılır. Ayrışma, ölü organik maddenin fiziksel parçalanma, kimyasal değişim ve mantarlar, bakteriler ile çeşitli toprak canlılarının etkinliği sonucunda dönüşmesidir. Bu süreç besinlerin yeniden kullanılabilir hâle gelmesine ve toprağın organik madde yapısına katkı sağlayabilir.
Hız yalnız takvim yaprağıyla ilerlemez. Sıcaklık, nem, oksijen, malzemenin kimyasal bileşimi ve ayrıştırıcı topluluğu birlikte etkili olduğundan aynı parkta güneşli, sıkışmış bir kenarla nemli bir ağaç altı farklı ritimler gösterebilir. Bu nedenle tek mevsimde kalan yaprak miktarı ayrışma hızının doğrudan ölçüsü değildir; aynı yerde kütle kaybını, nemi ve malzemenin yapısını dönemler boyunca karşılaştırmak daha sağlam bir iz bırakır.
3 entry
ayrışma
Yere düşen bir yaprağın gözden kaybolması, maddenin ortadan kalktığı anlamına gelmez. Ayrışma; ölü organik maddenin mikroorganizmalar, omurgasızlar, fiziksel parçalanma ve kimyasal dönüşümler aracılığıyla daha küçük bileşenlere dönüştüğü süreçler bütünüdür. Bu sırada maddeler toprağa, canlı dokularına ve atmosfere farklı yollarla katılabilir.
Süreyi yalnız sıcaklığa bağlamak aceleci olur. Nem, oksijen, kalıntının kimyasal ve yapısal özellikleri, toprak canlılarının bileşimi, yüzeyle temas ve mevsimsel donma-kuruma döngüleri sonucu birlikte değiştirir. Islak ama havasız bir zemin ile nemli ve iyi havalanan bir yüzey aynı takvimi tutmayabilir; doğa burada da duvar takvimini pek ciddiye almaz.
Tek bir yaprağın kayboluşu ayrışma hızını göstermez; rüzgârla taşınmış ya da parçalanmış olabilir. Daha sağlam karşılaştırma, aynı tür ve başlangıç durumundaki kalıntıları benzer düzeneklerde izleyip kütle, nem, sıcaklık ve canlı etkinliği kayıtlarını mevsimler boyunca birlikte tutmaktır.
Ayrışma çoğu kez ölü yaprağın giderek küçülüp gözden kaybolması sanılır. Oysa ayrışma, ölü organik maddenin fiziksel parçalanma, çözünme ve ayrıştırıcı canlıların etkinliğiyle daha küçük organik bileşiklere ve mineral besin biçimlerine dönüşmesidir.
Yaprağın görünmez olması sürecin tamamlandığını göstermez. Yağış çözünebilen maddeleri taşıyabilir; omurgasızlar kalıntıyı parçalayabilir; mantarlar ile bakteriler farklı bileşenleri farklı hızlarda işleyebilir. Sıcaklık, nem, oksijen, kalıntının kimyasal yapısı ve toprak canlılarının bileşimi birlikte etkili olduğundan aynı ağaç türünün döküntüsü gölgeli ve açık yerde başka seyir izleyebilir.
Bu yüzden yararlı karşılaştırma yalnız kalan kütleyi değil, başlangıç tarihini, nemi, sıcaklığı ve döküntünün niteliğini benzer aralıklarla kaydeder. Tek mevsim genel bir ayrışma eğilimi kurmaya yetmez; bana göre sürecin en dürüst takvimi, kaybolanı değil dönüşümün koşullarını da izler.