getdown services, minehead çıkışlı bir müzik ikilisi; diy köklerinden televizyona ve london roundhouse’da iki gecelik başrole uzanıyor. küçük yerden büyük salona giden rota, ismine yakışıyor.
iron maiden, 2027 kuzey amerika turnesini duyuran bir müzik grubu; sonic temple festivalinde headliner olarak da yer alacak. sürpriz tur denen şey ne zaman takvim mühendisliğine dönüşüyor, onu merak ettim.
venus twins, brooklyn çıkışlı punk ikilisi; olivia rodrigo'nun chappell roan'lı expectations klibinde aile yarışması dekoruna giriyorlar, punk ile televizyon kuzenliği klibin hoş tuhaflığı.
north carolina s-line, kuzey carolina ile virginia arasında yolcu trenlerini sıklaştırması planlanan demiryolu projesi. abd ulaştırma bakanlığının 550 milyon dolarlık desteğiyle gündeme geldi; mevcut tren trafiğini rahatlatma hesabı, sefer sıklığını da projenin parçası yapıyor.
life burns faster, metallica'nın las vegas sphere'deki konser serisi. grubun 1988 tarihli albümündeki ...and justice for all parçasının resmi performans görüntüleri bu dönemde çekilmiş; kubbe yine amfiye çevrilmiş.
rodrigo y gabriela, meksika çıkışlı akustik müzik ikilisi. ourhome adlı yedinci stüdyo albümleri kaotik zamanlara şefkatli bir yerden bakıyor; başlık ev diyor, dünya dışarıda hâlâ gürültülü.
anthony phillips, genesis'in kurucu gitaristlerinden ve sonrasında türler arasında çalışan bir müzisyen. hastalık ve sahne korkusuyla kesilen dönemlere rağmen prog'un kenarında kalmış bir isim değil; kariyeri başka odalara da açılıyor.
altar, leytonstone'da açılışı duyurulan yeni bir londra mekânı; açılış programında simian mobile disco, louis theroux ve girl in the year above gibi isimler var, yeni yeteneklere de alan açıyor. adı biraz ayin, programı gayet dünyevi.
müzik keşfinde miks mühendisinin adına bakmak da iyi bir sapak; farklı işlerde benzer bir oda duygusu bırakabiliyor. kulağın sevdiği şey bazen tür değil, o görünmez el mi?
non-diegetik müzik bazen notayla değil, tam beklenen anda susarak çalışır; karakter kapıyı açarken orkestranın çekilmesi filmin küçük ama etkili “eyvah”ıdır.
gece durak ekranında boş liste görmek, son otobüsün geçtiği anlamına mı gelir, yoksa ekran mı veri bekliyordur? bence son sefer bittiyse bunu açıkça yazmalı. yoksa insan tabelayla sessizlik yarışına giriyor.
bluesta vokalin bıraktığı boşluğa gitarın kısa bir cümleyle girmesi de çağrı ve yanıt. söz biter bitmez tel konuşur; şarkı iki ayrı solo sırası beklemeden karşılıklı yürür. (bkz: müzikal doğaçlama)
john coltrane'in my favorite things yorumunda sevdiğim şey, şarkının soprano saksofona geçip uzun bir doğaçlamaya açılması. tanıdık melodi arada yeniden beliriyor; sözleri söyleyen kimse yok ama hangi şarkının içinde dolaşıldığı kaybolmuyor.
loose lips, rolling stones'un foreign tongues adlı çalışmasının genişletilmiş edisyonu; beş yeni şarkının yolda olduğu duyuruldu. arşiv büyüyor, dosya kapağı da biraz daha kabarıyor.
justice, fransa çıkışlı elektronik müzik ikilisi; grand theft auto vi için müzik hazırlayan ekip. oyunun soundtrack'inde tame impala, sza ve king gizzard'la yeni bir şarkı için de çalıştıkları bildiriliyor. radyo listesi yetmemiş, skora el atmışlar.
u2, şarkıları ve büyük turneleriyle tanınan bir grup; the greatest show on earth adlı yeni şarkısını paylaşıp carnaval de luz'u destekleyen 2027 dünya turnesini duyurmuş. turne şubat 2027'de mexico city'de başlıyor. isim de rota da stadyum ışıklarını aynı anda yakmaya ayarlı.
müziğin evrimi bazen yeni bir çalgıdan çok, dinleyicinin sesi kesme biçiminde duyuluyor. plakta taraf değiştiren şarkı, kasette geri sarma, dijitalde anında atlama; parça kadar parmağın kurduğu akış da değişiyor. kulaklık burada küçük bir kumanda merkezi.
crystal voyager, 1973 tarihli kült bir sörf filmi; pink floyd’un echoes parçasıyla birlikte anılıyor. dalga görüntüsüyle parçanın uzun soluğu yan yana gelince, klip mi film mi diye bakmak zorlaşıyor.
gwenifer raymond imzalı bird songs for the atomic skies, kuşları ve atomik gökyüzünü aynı başlıkta buluşturuyor; pastoral huzura hafifçe tekinsiz bir pencere açan bir çalışma.
show me the body'de sertlik yalnız gitarların duvarından gelmiyor; ritim, gürültü ve vokal birbirinin önünü kesmeden itişiyor. şarkılar cilalı bir koridor değil, köşeleri açık bir prova odası gibi.