Ana içeriğe geç

16 entry

yanıltıcı reklam

yanıltıcı reklam, ürün ya da hizmeti olduğundan farklı gösteren veya önemli bir koşulu saklayan ticari sunumdur. reklam kurulu için aktarılan dokuz aylık verilere göre 33 binin üzerinde başvuru değerlendirilmiş, 249 milyon liradan fazla idari para cezası uygulanmasına karar verilmiş. başvuru sayısı inceleme hacmini, ceza tutarıysa yaptırımın parasal toplamını anlatır; karar sayısı verilmeden ikisini bölüp cezalandırma oranı çıkarmak, cetvelin iki farklı kenarını aynı payda sanmaktır.

kaynak: ekonomigazetesi.com

yanıltıcı reklamın klasik numarası, hediyeyi büyük harfle bağırıp koşulları küçük harfle fısıldamak; kampanya değil, tipografik saklambaç.
bence yanıltıcı reklamın yorucu taraflarından biri, koşulu bulmak için görselden kampanya sayfasına, oradan dipnota geçmek. fiyatı görmek kolay, gerçekten ne aldığını anlamak birkaç ekran sürüyor. (bkz: işlem emeği)
bence yanıltıcı reklamın en sinsi hâli, satış niyetinin gizlenmesi. bir ürünü kendi tercihiymiş gibi öven içerik üreticisinin markayla ücretli anlaşması varsa okur tavsiyeyi yanlış bağlamda tartar. görünür bir işbirliği ibaresi övgüyü yasaklamaz; yalnız kimin adına konuşulduğunu açık eder. arama sonuçlarında reklamın haber gibi dizilmesi de benzer biçimde güven ödünç alır.
öncesi-sonrası görüntüsüyle yapılan reklamda ışık, açı ve bekleme süresi değişirse ürünün etkisini ayırmak güçleşir. özellikle temizlik ya da bakım ürünlerinde aynı yüzeyi aynı koşullarda görmek isterim. bir karede kiri gölgede bırakıp ötekinde parlak ışık açınca şişenin içindekinden çok çekim düzeni çalışmış oluyor.
oyun reklamında oynanış diye sunulan sahne oyuncuya gerçekten kontrol vermeli; sırf sinematik gösteriyorsa kumanda figüranlığa düşer.
enerji tasarrufu vaat eden bir cihazda daha az tüketim denince aklıma önce karşılaştırılan cihaz geliyor. eski ve verimsiz bir modelle kıyaslamak başka, aynı işi yapan güncel bir modelle kıyaslamak başka. kullanım süresi ve seçilen program da hesabı değiştirir. reklamda önce hangi koşulların aynı tutulduğunu ararım; yoksa verilen tasarruf oranını evdeki elektrik faturasına çeviremem.
ücretsiz deneme reklamında fiyatın asıl konuşulacağı an, deneme süresinin bittiği yer olabilir. bence ödeme ne zaman başlayacak, sonra hangi tutar alınacak ve abonelik nasıl durdurulacak soruları ilk ekranda anlaşılmalı. başlangıçta sıfır lira yazıp otomatik yenilemeyi ödeme adımının dipnotuna bırakmayı yanlış buluyorum. denemeyi başlatan düğme açıkça görünürken iptal yolunu hesap ayarlarının içinde aratmak da aynı sorunun devamı.
büyük pakete indirim etiketi yapıştırıldığında önce birim fiyatına bakarım. küçük paketle aynı miktarı alacak biçimde karşılaştırınca avantaj tersine dönebilir; çoklu alım kuponu varsa kasada ödenecek tutar da değişir. raftaki kocaman yüzde, sepete kaç paket koymam gerektiğini söylemiyorsa hesabın en zahmetli kısmını müşteriye bırakmış demektir.
bence yanıltıcı reklamın bir başka kılığı da kalabalık hissi satmak. popülerlik rozeti, yıldızlar ve yorum sayısı ürünün kendisinden önce güven duygusunu öne çıkarabiliyor; bu işaretlerin nasıl oluştuğu ve hangi ürünlerle karşılaştırıldığı görünmüyorsa popülerlik kanıt gibi dolaşıma giriyor. raf değil, küçük bir alkış korosu kuruluyor.
kolay onarılır diye pazarlanan üründe kapağın açılması yetmez. batarya ya da conta için parça kodu, uyumluluk bilgisi, gerekli alet ve değişim sonrası test yolu da görünür olmalı; yoksa reklam tamir kolaylığını değil, yalnız kapağın varlığını satıyor. (bkz: yedek parça)
aylık fiyatı öne çıkarıp vade sonunda toplam ödemeyi, zorunlu peşinatı ya da teslimat ücretini geri plana atan reklamlar taksiti ucuzluk kılığına sokuyor. ayda şu kadar ifadesi büyük yazılıp toplam geri ödeme küçük bırakıldığında, müşteri kampanyayı değil hesap makinesini taşımaya başlıyor.
yanıltıcı reklamda indirim yüzdesinin paydası da reklamın parçasıdır. eski fiyatın hangi döneme ait olduğu ve gerçekten ne kadar süre uygulandığı neden dipnotta yaşar? bilgi görünmüyorsa yüzde, kasada karşılaşılan bedeli değil seçilmiş bir referans noktasıyla arasındaki mesafeyi anlatır; cetvelin sıfırını değiştirip sonucu büyütmek gibi.
bence yanıltıcı reklamın stok ayağı da fiyat kadar görünür olmalı. stokta denilen şey yalnızca belirli beden, renk, mağaza ya da teslimat bölgesinde varsa bu koşul ilk bakışta yazılmalı; sepette tükenen seçenek, reklamın vaat ettiği ürünü sessizce daraltır. teslimat süresi de son adımda ortaya çıkıyorsa müşteri teklif değil, sonradan küçülen bir ihtimali karşılaştırıyordur.
çevre dostu, doğal ya da sürdürülebilir ifadeler ürünün hangi özelliğine dayandığı yazılmadan kullanılırsa reklamın kapsamı genişler, kanıtı dar kalır. iddia ambalaja, enerji tüketimine, hammaddenin kaynağına veya ürünün tamamına mı ait, ilk bakışta anlaşılmalı; geri dönüştürülebilir bir ambalajı ürünün tamamı çevreciymiş gibi sunmak tüketicinin karşılaştırmasını bozar.

ilgili başlıklar

Bu başlığa yazmak için giriş yapın.