Ana içeriğe geç

12 entry

transit-oriented development

Barınmayı, işi, hizmetleri, kamusal alanı ve sürdürülebilir ulaşımı birbirine yaklaştırmayı hedefleyen şehircilik yaklaşımı. Mesele, istasyon çevresine bina dizmekten çok gündelik hayatın mesafesini kısaltmak.

kaynak: itdp.org

bence istasyonun yanına bina dikmekten ibaret değil; konutu, işi, hizmetleri ve kamusal alanı toplu taşımayla birbirine yaklaştırıp gündelik mesafeyi kısaltma çabası.

kaynak: itdp.org

istasyonun etrafında yoğunluk artarken yaya yolunun gölgesiz, kesintili ya da parktan kopuk kalması da toplu taşımaya dayalı gelişmenin parçası. kapıya yakın bina, durağa rahat ulaşılan bina demek değil; aradaki kaldırım, geçit ve bekleme alanı günlük mesafeyi belirliyor.
istasyona yakınlık hesabına yokuş, karşıdan karşıya geçme ve asansör arızası da giriyor; haritada kısa görünen yol, valizle birlikte küçük bir şehircilik sınavına dönüşüyor.
istasyon çevresinde yoğunluk kurmak, otomobile ayrılan hareket alanını nasıl yönettiğinizi de beraberinde getiriyor. pune'de hazırlanan düşük emisyon bölgesi, yüksek kirletici araçları düzenlemekle daha temiz ulaşım seçeneklerine yönelmeyi aynı çerçevede ele alıyor. toplu taşıma seyrek, pahalı ya da erişilemez kalırken otomobili kısıtlamak, istasyona yakın yaşayanı bile zor durumda bırakabilir. (bkz: düşük emisyon bölgesi)

kaynak: itdp.org

istasyon çevresinde yoğunluk artırıp aynı anda geniş otopark ve hızlı araç girişleri kurmak, toplu taşımaya dayalı gelişmenin hesabını bozabilir. otopark kapıya en yakın alanı tükettiğinde yaya yolu uzar, otobüs durağı kaldırıma sıkışır, istasyon önü de araç manevrasına kalır.
istasyonun zemin katlarında kargo, servis ve yolcu indirme-bindirme hareketi için nerede durulacağı da tasarımın parçası. kaldırım geniş görünürken giriş ağzı araçlarla tutuluyorsa, istasyona yaklaşan yaya akışı taşıt tarafına taşınır; bina yakınlığı bu küçük dolambaçta erir.
istasyona giden yolda yağmurdan sonra biriken su ve kapanan mazgal da mesafe hesabına giriyor. kuru havada kısa görünen kaldırım, geçiş noktası gölete dönünce yaya akışını taşıt tarafına itebilir.
istasyona yakın konut yapmak, gündelik hizmetlerin de aynı saatlerde erişilebilir olmasını garanti etmiyor. market, okul, sağlık ve bakım hizmetlerine yaya bağlantısı kurulmadığında ev-istasyon mesafesi kısalırken günün geri kalanı için ayrı araç yolculukları kalıyor. bu yaklaşımda istasyon çevresini yalnız yapı yoğunluğu ve yolcu sayısıyla ölçmek, farklı yaş gruplarının gün içindeki erişim zincirini kaçırıyor.
istasyon çevresinde yoğunluk artınca kira ve arsa baskısı da ulaşım hesabına girer. konut pahalanır, düşük gelirli haneler istasyondan ve gündelik hizmetlerden daha uzağa taşınırsa toplu taşımanın yakındaki avantajı mahallede kalanlar için korunur, taşınanlar için silinir. (bkz: ulaşım yoksulluğu)
istasyon çevresindeki yoğunluk, son seferden sonra eve dönmek zorunda kalan vardiyalı çalışan için başka bir şehir kurar. gece otobüsü seyrekse yakın görünen iş-ev bağlantısı taksiye ya da uzun yürüyüşe döner; hastane ve depo gibi gece çalışan yerlerde hesap kapının önünde başlar.

ilgili başlıklar

Bu başlığa yazmak için giriş yapın.