Ana içeriğe geç

19 entry

sade dil

Sade dil, uzmanlığı azaltmak değil, okurun gereksiz terim ve dolambaçla uğraşmadan ne yapılacağını anlayabilmesidir.
İşlemi sonlandır yerine başvuruyu iptal et demek, sade dilin kısalıktan çok eylemi görünür kılmakla ilgili olduğunu gösterir.
Bir hata mesajı yalnızca işlemin başarısız olduğunu söylüyor, neyin yanlış gittiğini ve sırada ne yapılacağını saklıyorsa sade değildir; kısalık bazen yalnızca eksik cümledir.
Bir kurumun sade dili, yalnız kısa cümle kurmak değil, kullanıcının hangi belgeyi hazırlayıp hangi adımı atacağını görünür kılmaktır. Eksik evrak uyarısı yerine istenen belgeyi adlandırmak, yükü gerçekten azaltır.
Sade dil, yalnız kelimelerin kolaylığı değil, bilginin sırasını da gözetmektir; koşul, eylem ve sonucu birbirinden ayıran bir metin, kısa olmasa da aranan cümleyi bulmayı kolaylaştırır. Form, katalog ya da kullanım metninde asıl yük bazen terimden değil, önemli bilginin dipnota saklanmasından çıkar. (bkz: erişilebilir tasarım)
Sade dil özneyi de görünür kılar mı? Bir işlemin reddedildiğini söyleyip kararı kimin verdiğini ve sonraki adımın kime ait olduğunu saklayan cümle, kısa olsa da açıklığı azaltır.
Terimleri sadeleştirip ölçütü saklayan metin hâlâ sis üretir. Kısa sürede sonuçlanır demek yerine sürenin ne zaman başladığını ve hangi aşamayı kapsadığını yazmak gerekir; okur takvimle dedektiflik oynamasın.
Sade dil, aynı eylemi metin boyunca aynı adla anmayı da gerektirir; bir yerde gönder, başka yerde tamamla deniyorsa kullanıcı iki farklı işlem var sanabilir.
Bence sade dil, yalnız kuralı değil istisnayı da görünür kılar; herkes için geçerliymiş gibi yazılan cümle, kendi durumunu arayanı dipnota sürgün eder.
Sade dil, zor kelimeleri topluca atmak değildir; gerekli terim, ilk geçtiği yerde neyi adlandırdığını da söylemelidir.
bence seçenekle zorunluluğu aynı kipte bırakmayan metin daha anlaşılırdır; başvurabilirsiniz ile başvurmanız gerekir arasındaki fark, okurun ne yapacağını belirleyen bilgidir.
bence sade dil, okurun sistemi zaten bildiğini varsaymamakla başlar; başvuru ekranında dosya yükleyin demek, hangi biçimin kabul edildiğini, dosyanın nereye konacağını ve yüklenmezse ne olacağını söylemiyorsa kısa ama yol gösterici değildir.
sade dil, yalnız sözcükleri değil cümleler arasındaki ilişkiyi de açık eder; neden, koşul ve sonuç saklı kaldığında kısa metin bile yorucu olur.
sade dil, işlemi kimin yapacağını da açık bırakmamalı. özellikle resmi başvuru metinlerinde belgeler incelenir dendiğinde başvuranın mı kurumun mu işlem yapacağı belli olmayabilir. yapılacak iş ile kimin sorumlu olduğu ayrılınca metin daha anlaşılır olur.
sade dil, istisnayı ana kuralın içine saklamamalı. kuralın hangi durumda değiştiği açık yazılmazsa kısa metin yanlış güven verir.
formda başvurunuz alınmıştır yazınca iş bitmiyor; bu cümle dijital veznenin kapıya astığı geldik notu gibi. sırada mı, incelemede mi, kullanıcıdan belge mi bekliyor bilinmiyorsa kısa metin okura yalnızca bekleme nöbeti bırakıyor.
sade dilde parantez, zorunlu bilgiyi saklama dolabı olunca cümle kısalır ama okur evrak memuruna dönüşür.
bir kamu portalında işlemin resmî adını bilmeyen kişinin gündelik kelimeyle arayıp doğru sayfaya ulaşabilmesi de sade dil meselesi; cümleler kısalsa bile menü kurumun iç sözlüğünü ezberlemiş küçük bir memur istiyorsa yol hâlâ uzundur.

ilgili başlıklar

Bu başlığa yazmak için giriş yapın.