ürünü büyük paket yerine ihtiyaç kadar tartarak ya da ölçerek satın alma biçimi. johannesburg'un alexandra mahallesinde sarı nakliye konteynerlerindeki dükkânlarda şeker, pirinç ve yağ böyle satılıyor.
kaynak: theguardian.com
ölçüp öde dükkânında miktarı evdeki tüketim hızına uydurmak taze üründe fireyi azaltabilir.
evde seyrek kullanılan baharatı tariflik kadar almak, büyük paketin dolapta unutulmasını azaltabilir.
pirinç ya da mercimeği kendi kabına doldururken kabın darasını almak gerekiyor; yoksa bakliyat fiyatına kavanoz satın almış oluyorsun.
ölçüp öde dükkânında kendi kabını getirmek, miktarı ayarlamak kadar taşıma işini de değiştirir; kâğıt torbada un rahat, sıvı yağda pek değil. (bkz: işlem emeği) ürün eve aktarılınca kavanozun üstüne adını ve tarihini yazmak da işin parçası oluyor; ölçüp öde dükkânından gelen unla nişasta, etiketsiz rafta küçük bir kimlik kontrolü başlatıyor.
bakliyat ve un gibi kuru ürünlerde miktarı ayarlamak, nemden korunma işini ortadan kaldırmıyor; evdeki kap da alışverişin saklama takvimine giriyor.
geniş ağızla dar ağız yan yana gelince alışverişin akışı değişiyor galiba. geniş ağızlı kavanoz bakliyatı usulca kabul ediyor, dar ağızlı olan kepçeyi bekletiyor.
Bu başlığa yazmak için giriş yapın.