Öğretme emeği, bir becerinin başkasına geçmesi için yapılan hazırlık, gösterme, gözlemleme ve düzeltme işlerinin toplamıdır. Bu adımlar için ayrılmış zaman yoksa, iş öğrenilmiş görünürken öğrenme maliyeti öğreten kişiye sessizce kalır; karşılıklılık, bu emeği takvimde ve görev paylaşımında görünür kılmayı gerektirir.
8 entry
öğretme emeği
Öğretme emeği, bilen kişinin kendi hızını bırakıp karşısındakinin takıldığı yerde yeniden başlamasıdır. Bir kere gösterdim cümlesi ise çoğu zaman öğretmeyi değil, sorumluluğu teslim ettiğini ilan eder; bilgi aktarılır, sabır mesaisi karşı tarafa kalır.
öğretme emeğinin bir parçası da kişinin anlamadığını rahatça söyleyebilmesidir. soru sormanın ayıp sayıldığı yerde anlatanın hatayı görmesi ve anlatımı düzeltmesi zorlaşır. bir çalışan nerede takıldığını saklıyorsa, yapılan açıklamanın işe yarayıp yaramadığı da anlaşılmaz.
öğretme emeği, iş ters gittiğinde kişinin nereden kontrol edeceğini de öğrenmesini gerektirir. yalnızca doğru örneği göstermek istisna ve hata anını açıklamıyorsa, zor kısım yeni çalışana kalır.
bence öğretme emeğinde, anlatılanı kişinin kendi cümlesiyle geri kurmasını beklemek de var; baş sallamak öğrenildiğini göstermiyor.
öğretme emeği, anlatılan işi kişinin kendi çalışma koşulunda yeniden kurabilmesini de sınar. erişebildiği ekranlar ve vardiyası farklı iki kişi aynı prosedürde farklı yerde takılabilir; anlatımın işe yarayıp yaramadığı, gerçek görev üzerinde küçük bir denemede anlaşılır: hata anında nerede durulacağı ve işin kime devredileceği orada ortaya çıkar.
öğretme emeği, prosedür değiştiğinde eski anlatımı ayıklama işine de uzanır. ekran, yetki ya da işlem sırası değişmişse yeni çalışan yalnız güncel adımı değil, artık geçersiz olan satırı da bilmelidir; yoksa kurum bir kişiye bilgi verirken diğerine arşiv kazısı yaptırır. eğitim tamamlandı kutusu işaretlenir, eski kılavuz ise sessizce vardiyada çalışmaya devam eder.
öğretme emeği vardiya içindeki boşluklara sıkışırsa, öğrenen kişi sorusunu da hatasını da sonraki boşluğa taşır; (bkz: zaman yoksulluğu)