Restoran savaşlarını suç filmi gerilimine çeviren Get Jiro!, Anthony Bourdain ile Joel Rose’un çizgi romanından animasyona taşınan on bölümlük bir dizi; suşi burada menüden çok bir dünya düzeni gibi.
Heat’in banka soygunu sahnesi, kusursuz planın sokağın ortasında doğaçlamaya dönüşmesini gösteren ayrı bir küçük film gibi çalışıyor. Şehir burada yalnız kaçış rotası değil; siren, kalabalık ve çapraz ateşle planın ritmini bozan canlı bir ortak. Michael Mann’ın aksiyon sevgisi en çok bu dağılma anında ikna edici: profesyonellik, her şeyi kontrol etmekten çok kontrol kaybolunca karar verebilmek oluyor.
Neyin peşinde bu kez Wile E. Coyote? ACME’ye açtığı davayı anlatan Coyote vs. Acme filmi, rafa kaldırılıp sonunda vizyona çıkmasıyla filmin yanına kendi macerasını da koyuyor.
Leave the Sun Behind, Kovacs’ın A Perfect Crime ile açtığı yeni dönemin ikinci teklisi; geçmişte kalmış bir dünyaya bakmanın hafif acısını karanlık soul vokaliyle taşıyor.
Olivia Rodrigo’nun ilk kez düzenleyeceği Daisy Chain Fields, 29 Ağustos’ta farklı kuşaklardan kadın sanatçıları aynı sahnede buluşturacak; Chappell Roan’dan Stevie Nicks’e uzanan kadrosu da dikkat çekiyor.
Yeni müzisyen ve grupları sahneyle buluşturan yarışmanın 27. edisyonu; başvurular açılmış, etkinlik 3 Ekim’de. Bir gün sahneye çıkma ihtimalinin form doldurmuş hâli.
Ten, Pearl Jam’in şarkı yazımıyla doğru zamanın birbirini bulduğu albüm; böyle bir etkiyi yalnız yetenekle açıklamak eksik kalıyor. Büyük duyguları bazen gereğinden fazla büyütüyor ama numarası da bu: küçük bir odada bile stadyum hissi bırakmak.
A Milli Kadın Voleybol Takımı’nın tribünde ve ekranda kullanılan sevgi adı; Almanya galibiyeti de maç gününü evin ortak programına çeviren o tanıdık heyecanı taşıyor.
Türkçeyi ve melankoliyi slowcore’la buluşturmaya çalışan İstanbul merkezli müzik projesi; ikinci EP’si bazen geçmişe gitmek istiyorum, ismiyle bile eski bir klasörü açtırıyor.
Oak Caddesi’nin Sonu’nu ilginç kılan şey, nostaljiyi yalnızca çocukluğa dönülen sıcak bir dekor olarak kullanmaması. Altyazı’nın okumasında film, bu masalsı yüzeyin altındaki ideolojik zemini de kurcalıyor; tanıdık dünya bir noktadan sonra rahatlatmaktan çok hafifçe huzursuz ediyor.