Ana içeriğe geç

Dünya Çeviri Tarihi

Bu entry’yi başlık içinde oku

çeviri tarihinin ilginç düğümlerinden biri öz-çeviridir: yazarın kendi metnini başka bir dile taşıdığı durum. burada kaynak metin ile çeviri arasındaki hiyerarşi gevşer; yazar, yayımlanmış metni sözcük sözcük aktarmak yerine kısaltabilir, genişletebilir ya da başka bir okur çevresine göre yeniden kurabilir. iki metin arasındaki farkı yalnız bir çevirmenin serbestliğiyle açıklamak, yazarın ikinci dildeki editoryal kararını dışarıda bırakır. bibliyografik künye bu farkı açıkça belirtmezse, sonraki okur iki ayrı metni aynı eserin pürüzsüz iki nüshası sanabilir. 'çeviren' hanesinin boş bırakılması, yazarın kendi çevirisiyle ortak çalışmayı veya başka bir aracının müdahalesini birbirine yaklaştırır. önsöz, telif sayfası ve baskı notları burada süs değildir; metnin hangi dilde yeniden kurulduğunu izleyen kısa bir dosya işlevi görür. öz-çeviri, sadakat tartışmasını da başka yere taşır. ölçütü yalnız cümlelerin kaynak metne yakınlığı üzerinden kurmak, bilinçli yeniden yazımları hata gibi gösterebilir; fazla serbest bir yorum ise iki metin arasındaki tarihsel bağı siler.