bir çevirinin tarihini yalnız kaynak ve hedef metin üzerinden kurmak, kitabın etrafındaki küçük kararları kaçırır. çevirmen önsözü, yayınevi sunuşu, dipnotlar ve sadeleştirilmiş bölümler, metnin hangi okura göre biçimlendirildiğini izletir. aynı çeviri farklı baskılarda bu eşlikçi parçaların birini kaybedebilir; katalogda çevirinin adı ve tarihi dururken bu parçalar neden çoğu kez bibliyografik ayrıntı sayılıyor?