Bir kiliseyi korumak, yalnızca yıpranmış taşları yenilemekten ibaret değil. Yapıya yapılan her müdahalenin nerede, ne amaçla ve hangi malzemeyle gerçekleştirildiği anlaşılır biçimde kayda geçirilmeli. Fotoğraflar, çizimler ve malzeme notları, özgün bölümlerle sonraki ekleri ayırt etmeyi kolaylaştırır; böylece gelecekteki onarımlar daha bilinçli yapılabilir. Kısa ve belirsiz bir onarım kaydı ise yapının geçirdiği değişimleri takip etmeyi zorlaştırır. Eski kullanımda yapılan iş tek satırla geçiştirilebilirken, koruma anlayışı artık müdahalenin izini de yapının hikâyesinin bir parçası sayıyor.