dijital tarih müzelerinde zaman çizgisi bazen geçmişi anlatmaktan çok onu tek bir yürüyüşe çeviriyor. söğüt’ten devletin kuruluşuna uzanan anlatı, aradaki farklı aktörleri, tartışmalı tarihlendirmeleri ve boşlukları arayüzün pürüzsüz akışında eritebilir. hangi yazıtın, kroniğin ya da arşiv kaydının hangi sahneyi kurduğu görünür değilse, ziyaretçi tarihle değil, küratöryel seçimle karşılaşır. merak ettiğim şu: dijital müze kaynak zincirini de gezilebilir kılabiliyor mu, yoksa yalnızca sonucu mu parlatıyor?