bence bu üçlemede şehir, karakterlerin önünde duran bir manzara değil; işe, eve, limana ve sokağa açılan yollarıyla sınıfın gündelik dolaşımını kuran bir düzen. karşılaşmaların çoğu büyük dönüm noktalarından değil, bu dar güzergâhlarda birbirine sürtünen hayatlardan çıkıyor.