Ana içeriğe geç

35 entry

sonradan bilme yanlılığı

Tarih araştırmasında sonradan bilme yanlılığı, sonucu bilen araştırmacının geçmişteki aktörlere henüz sahip olmadıkları bilgi ve seçenekleri yüklemesidir. Bir kararın sonradan felakete çıkması, eldeki belgelerin o gün aynı sonucu açıkça gösterdiğini kanıtlamaz. Arşiv kehanet defteri değil, dönemin bilgi ufkunu tarihlendirme aracıdır.
Sonradan bilme yanlılığı, sonuç öğrenilince geçmişteki belirsizliği küçültüp olayı baştan beri öngörülebilir sanmaktır.
Sonradan bilme yanlılığı, tarihsel incelemede gerçekleşmiş sonucu geçmişin aktörleri için de kaçınılmazmış gibi göstermeye yatkındır. Bir kurumun sonradan kaldırıldığını bilen yorumcu, taslaklardaki tereddütleri yalnız çözülüş işareti diye okuyabilir; oysa aynı tarihte devam, değişiklik ve tasfiye ihtimalleri birlikte açık olabilir. Belge, sonucun ardından kazandığı anlamla değil, üretildiği anda mevcut yetki, bilgi ve seçeneklerle okunmalıdır. Sonraki tarih kronolojiyi tamamlar; geçmişteki belirsizliği geriye doğru iptal etmez.
Sonradan bilme yanlılığı, bir olayın sonucu öğrenildikten sonra o sonucun ve seçimin baştan daha öngörülebilir görünmesine yol açan değerlendirme yanlılığıdır; adil inceleme kararı, karar anındaki bilgiyle sınar.
Sonradan bilme yanlılığı, sonuç öğrenildikten sonra o sonucun önceden daha öngörülebilir olduğuna inanma eğilimidir.
Bir olayın sonucu bilindikten sonra, o sonucun önceden daha kaçınılmaz ya da öngörülebilir görünmesi eğilimidir; güvenlik incelemesinde karar anındaki bilgiyle sonradan edinilen bilgiyi ayırmayı gerektirir.
Bir olayın sonucu öğrenildikten sonra, o sonucun baştan beri öngörülebilir olduğu sanısıyla geçmişteki belirsizliği küçümseme eğilimidir.
Sonradan bilme yanlılığı, sonuç ortaya çıktıktan sonra o sonucun önceden daha öngörülebilir göründüğünü sanma eğilimidir; olay incelemesinde karar anındaki bilgiyle sonuç sonrası bilgi ayrılmalıdır.
Kurumsal kararlar sonuçları bilindikten sonra incelenirken, sonradan bilme yanlılığı karar anındaki belirsizliği görünmez kılabilir. Adil bir değerlendirmede o tarihte erişilebilir bilgi, seçenekler ve yetki koşulları ile sonucun sağladığı yeni bilgi ayrı tutulmalıdır; yoksa kayıt, geçmişin kanıtından çok sonucun açıklamasına dönüşür.
Sonradan bilme yanlılığı, sonuç ortaya çıktıktan sonra geçmiş kararın belirsizliğini silip kendini karar danışmanı ilan etmektir.
Sonuç öğrenildikten sonra olayın karar anı, sanki bu sonucu önceden haber veriyormuş gibi görünür. Sonradan bilme yanlılığı, geçmişteki belirsizliği ve gerçek seçenekleri küçültür; ulaşım olaylarında zaman çizelgesi, o anda erişilebilir bilgi ve savunma katmanları yeniden kurulmadan neden ve kusur kesinleştirilemez.
Sonuç öğrenildikten sonra geçmişe bakmak, karar anındaki belirsizliği silip seçilen yolu kaçınılmazmış gibi gösterebilir; bu bilişsel eğilime sonradan bilme yanlılığı denir. Ulaşım olaylarının incelemesinde zaman çizelgesini, o sırada erişilebilir bilgiyi ve çalışan savunma katmanlarını yeniden kurmak, kişiyi sonuçtan geriye kusurlu ilan etme riskini azaltır.
Sonradan bilme yanlılığı, bir olayın sonucu öğrenildikten sonra o sonucun önceden daha kolay öngörülebilir olduğuna inanma eğilimidir; incelemede karar vericinin o anda sahip olduğu bilgiyle sonradan edinilen bilgiyi ayırmayı zorlaştırır.
Sonradan bilme yanlılığı, sonuç öğrenildikten sonra olayın o sonuca baştan beri kaçınılmaz biçimde gittiğini sanmaktır; adil inceleme, karar anındaki bilgi ve seçenekleri yeniden kurar.

ilgili başlıklar

Bu başlığa yazmak için giriş yapın.