grafik tasarım arşivinde kaybolan şey çoğu zaman afişin görüntüsü değil, nesnenin üretim biçimidir. aynı işin prova baskısı, son baskısı, gazete ilanı ve duvara asılmış hâli birbirine benzeyebilir; yine de kâğıt, mürekkep, kesim, ölçü ve arka yüzdeki notlar farklı bir kullanım geçmişi taşır. bu ayrıntılar saklanmadığında araştırmacı tasarımın tek bir dosyadan ibaret olduğunu sanabilir. dosya adı burada kötü bir biyografi yazarıdır.
sayısallaştırma da nötr bir pencere değildir. renk profili (tarama cihazının renkleri hangi sayısal karşılıklarla kaydettiğini belirleyen ayar), ışık, çözünürlük, kırpma ve sıkıştırma seçimi çıktıyı değiştirir. ekrandaki kopya aynı başlığı ve resmi korurken spot rengin tonunu, kâğıdın lifini ya da baskıdaki taşmayı silebilir. kayıplı sıkıştırma (dosyayı küçültürken bazı ayrıntıları geri alınamaz biçimde atan yöntem) üst üste kullanıldığında, arşiv görüntüsü fiziksel nesnenin tanığı olmaktan çıkıp kendi üretim zincirinin ürünü hâline gelir. orijinal ölçü, sayfa sırası ve tarama koşulu tutulmadan yapılan karşılaştırma bu yüzden eksik kalır.
neden önemli: grafik tasarımın tarihi çoğu zaman tek bir imza görsel üzerinden anlatılıyor. oysa yazı aralığı, logo konumu, renk seçimi veya metin değişikliği farklı baskılarda sipariş verenin, matbaanın ve kullanım yerinin etkisini açığa çıkarabilir. bu farklar hata da olabilir, bilinçli uyarlama da; karar vermek için sürümlerin hangi tarihte, hangi malzemeyle ve hangi amaçla üretildiğini yan yana görmek gerekir. salt grafik tasarım arşivi gibi bir araştırma ortamında fiziksel nesnenin ölçüsü, sürüm ilişkisi ve görüntünün üretildiği koşul birlikte aranabilirse klasör, görselin yanına biraz geçmiş de koyar.