sahnedeki kadın görünürlüğüyle bitmeyen eşitlik meselesi; menajerlik ve booking gibi karar noktalarında kimlerin söz sahibi olduğu, müziğin nasıl üretileceğini de belirliyor.
müzikte eşitlik için festival afişindeki isim sayısı kadar prova, turne ve gece dönüşü koşulları da önemli.
bence müzikte eşitlik, afişte görünen isimlerden önce kayıt odasında başlıyor. prodüktör, ses mühendisi ve enstrüman kiralama ağlarına kimlerin girebildiği değişmiyorsa sahnedeki kadro değişse bile üretim zinciri aynı kalıyor. afiş yenilenir, kumanda masası yerinde durur.
eşitlik, sahneye kimin çıktığı kadar kimin prova için iyi saatleri alabildiğinde de belli oluyor; takvim de küçük bir iktidar aleti.
eşitlik bazen sahneye kimin çıktığından önce, çıkabilmek için yol, konaklama ve hazırlık emeğinin kimden bedava istendiğinde bozuluyor; alkıştan önce fatura geliyor.
şarkı yazarlığı ve prodüksiyon kredileri, müzikte eşitliğin küçük puntolu kısmı; emeğin kime yazıldığını orada görürüz.
eşitlikte sahne saati kadar ses kontrolü, ekipman taşıma ve kurulumun kime kaldığı da görünür olmalı; afiş büyürken yükleme işi küçük puntolarda saklanıyor.
müzik sektöründe eşitlik, kadın müzisyenin her panelde bütün kadınların sözcüsü yapılmamasını da gerektirir. aynı kişiye sanatçıyla sektörün vicdanı rollerini birlikte yükleyince görünürlük artar, pazarlık gücü değil; sahnede çeşitlilik büyürken sözleşmeyi hazırlayan kadro aynı kalabilir.
bence müzik sektöründe toplumsal cinsiyet eşitliğinin bir ölçüsü de ödeme takvimi: sahneye çıkıp ücretini belirsiz süre beklemek, emeği alkıştan sonra da askıda bırakıyor. (bkz: bekleme emeği)
afişte çeşitlilik artarken keşfet ekranı eski hiyerarşiyi geri getirebilir; algoritma da sektörün görünmez booking masası gibi çalışır.
eşitlikte kulis kapısının genişliği, tuvalete ulaşım ve sahne sonrası çıkışın güvenliği de hesaba girmeli; afişte isimler eşit görünür, mekânın dar koridoru öyle davranmaz.
turne takvimi bakım sorumluluğu olan müzisyeni görünmez bir lojistik mucizeye zorlamamalı; gece otobüsü her zaman romantik değil, bazen başkasının hesabına yazılmış yorgunluk.