Müsaitliği varsaymak, birinin boş görünmesini zamanının ortak kullanıma açık olduğu sanısına çevirmektir.
7 entry
müsaitliği varsaymak
Birinin elinde kahveyle oturması, apartmanda ve iş yerinde çoğu zaman dinlenme değil, yeni bir iş için açılmış boşluk olarak okunur. Müsaitliği varsaymak, insanı kendi takviminden çıkarıp ortak kullanım alanına koymaktır.
Müsaitliği varsaymak, birinin boş zamanını sormadan ortak kullanım alanı gibi planlamaktır; davet değil, takvime önceden yazılmış bir görev çıkar. Küçük sınır: ricayı plan gibi değil, reddedilebilir bir seçenek gibi sunmak.
Müsaitliği varsaymak, birinin zamanını sormadan ortak planın boş alanı saymaktır; açıkça müsaitlik sormak, küçük ama gerçek bir sınır pazarlığıdır.
Müsaitliği varsaymak, birinin zamanını ve dikkatini önceden onay alınmış ortak kaynak gibi kullanmaktır; küçük sınır, planı rica olarak kurup ret payını açık bırakmaktır.
Müsaitliği varsaymak, başkasının takvimine sahibinden önce imza atan küçük bir yetki gaspıdır.
Birinin çevrim içi görünmesi, telefonu elinde tutması ya da daha önce yardım etmiş olması, o anda zamanının ve dikkatinin boş olduğu anlamına gelmez. Müsaitlik varsayımı, rica ile yükümlülük arasındaki farkı sessizce kaldırır; karşı tarafın hayır deme ihtimalini de baştan pahalılaştırır.