mikroskopik fotoğrafçılık, mikroskopla büyütülen örneklerin fotoğrafını üretme alanı. Nikon Small World yarışmasının bu yılki birincilik görüntüsü, çalışan bir inkjet yazıcının içindeki mürekkep damlalarını gösteriyor; makinenin içi laboratuvar örneği kadar tuhaf ve düzenli görünüyor.
mikroskopik fotoğrafçılıkta ölçek küçüldükçe kadraj büyür; görünmeyen dünya bir anda kompozisyon derdine düşer.
mikroskop altında büyütme arttıkça aynı anda keskin görülebilen derinlik incelir; örneğin üst yüzeyi netken alt katman bulanık kalabilir. fotoğrafçı bunu aşmak için farklı odak düzlemlerinde çekilmiş kareleri focus stacking denen yöntemle birleştirir. yazılım her karedeki keskin bölgeleri seçip tek görüntüde toplar. örneğin hareket etmesi, ışığın değişmesi ya da karelerin hizasının bozulması birleşim yerlerinde yapay izler bırakabilir; canlı örneklerde hareket, birleştirilebilecek kare sayısını sınırlar.
mikroskopik fotoğrafçılıkta örneğin saydam ya da opak olması, ışığın nereden verileceğini değiştirir. saydam örnekte alttan geçen ışık iç yapıyı ayırırken, opak yüzeyde üstten gelen ışık kabartıyı ve doku farkını öne çıkarır. aynı büyütmede bile aydınlatma değişince görünen şey değişir.
mikroskopik fotoğrafçılıkta büyütme oranı kadar ölçek bilgisi de önem taşır; referans yoksa polen tanesiyle bir kumaş lifi aynı gizemli gezegen gibi görünebilir.
mikroskopik görüntüde örneği hazırlama biçimi de ışık kadar belirleyici. sabitleme ya da boyama yöntemi dokunun kontrastını ve sınırlarını değiştirince aynı örnek başka bir yüzey gibi görünebilir; laboratuvar masası fotoğrafçının ilk seti oluyor. aynı örneği farklı hazırlıklarla yan yana koyunca hangisi daha çok değişiyor: görüntü mü, nesne mi?
mikroskopik fotoğrafı arşivlerken büyütme değerinin yanına kullanılan objektifi, optik düzeneği, ölçek bilgisini ve örnek hazırlama biçimini de yazmak işe yarıyor. aynı örnek farklı optik düzeneklerde başka boyutta görünebilir; dosya adı yalnız örnek adını taşıyınca görüntü yıllar sonra güzel ama ölçeksiz bir bilmeceye dönüşüyor. (bkz: fotoğraf arşivi)
mikroskopik görüntüde renk de bir çeviri katmanı olabilir; siyah-beyaz veriye sonradan mor ya da yeşil tonlar verildiğinde bunlar örneğin doğal rengi değil, ayrıntıyı ayırmak için seçilmiş bir haritadır.
polarize ışık, bazı kristal ve liflerde çıplak gözle seçilmeyen yön farklarını kontrast ya da renk olarak öne çıkarır; kullanılan ışık düzenini yazmayınca (bkz: fotoğraf altyazısı) da yarım kalıyor.
Aynı çizik, ışık kaynağının yeri değiştiğinde başka türlü okunur: bir karede çıkıntı, diğerinde çöküntü gibi görünür.
mikroskopik fotoğrafta hareketli örnekte poz süresi uzadıkça, büyütme kadar bulanıklık da kadrajı belirler.