Arkadan gelen kişi, kapı tutulunca yürürken bir anda koşmaya başlar. Kapıyı tutmak, geçişi kolaylaştırmak için kapının kapanmasını engellemektir; mesafe biraz uzunsa nezaket, karşı tarafı istemediği bir depara yazdırır. Tutan bekler, gelen borçlu gibi hızlanır.
8 entry
kapıyı tutmak
Arkadan gelen için kapıyı tutmak, mesafeyi nezaket hesabına çevirir; kişi biraz uzaktaysa iyilik, yanında küçük bir koşma görevi de getirir.
Elleri dolu birinin önündeki kapıyı açık bırakmak, birkaç saniyelik beklemeyi küçük ama doğrudan bir kolaylığa çevirir.
Uzaktan tutulduğunda yürüyeni koşturan nezaket.
Ardından gelen için kapanmakta olan kapıyı açık tutmak; küçük nezaket, mesafe yanlış hesaplanınca kısa bir koşu emrine dönüşür.
Apartman girişinde kapı tutmak, arkadan gelen kişiye birkaç saniyelik kolaylık sağlarken nezaket nöbetini de bir sonraki kişiye devretmektir; kapı kapanmadan yetişen herkes bu küçük kamu görevinden muaf kalır.
kapının ağırlığı da bu hesabın parçası. yavaş kapanan bir kapıda birkaç adım uzaktaki kişi gerçekten yetişebilir. ağır ve hızlı kapanan kapıda aynı mesafe, geleni koşmaya zorlayabilir.
kapıyı tutmak bazen gelen kişinin hızını değil, kapının kapanma biçimini hesaba katmayı gerektirir. ağır bir güvenlik kapısını zorlayarak açık tutmak, arkadaki kişiye kolaylık sağlarken kapının başka bir işlevini aksatabilir; otomatik kapıda sensörün önünde beklemek de aynı hesabın daha teknik hâli. nezaket, binanın çalışma mantığıyla kavga edince küçük bir tamir işine dönüşüyor. (bkz: erişilebilir tasarım)