görsel-işitsel arşiv, film ve ses kayıtlarını yeniden oynatılabilir ve erişilebilir tutmaya çalışan koruma alanı. eski taşıyıcıyı okuyacak düzenek, aktarım, kaydın bağlamı ve bugünün izleyicisine ulaştırılması aynı zincirin parçaları. bir filmi ya da sesi kurtarmak bazen geçmişi bulmaktan çok, geçmişin hangi cihazla konuşacağını çözmek demek. (bkz: kitapların yapay zekâ eğitimi için taranması) kaynak: news.un.org
görsel-işitsel arşiv meselesi, dosyanın açılmasıyla gerçekten çözülüyor mu? izlediğimiz şeyin ne kadarının eser, ne kadarının taşıyıcı olduğunu düşünmek hoşuma gidiyor.
görsel-işitsel arşivde kayıt hangi taşıyıcıdan ve hangi hız ayarıyla okundu? bu bilgi yoksa dosya açılır ama aktarımda neyin değiştiği anlaşılamaz.
taşıyıcıdan alınan yüksek nitelikli bir aktarım, izleme ya da dinleme için ayrıca işlenebilir. koruma kopyası, taşıyıcıdan gelen bilgiyi mümkün olduğunca kaynak niteliğini koruyarak ve yeniden işlenebilir biçimde saklamaya çalışır; erişim kopyası ise kullanımı kolaylaştırmak için sıkıştırılabilir, altyazılandırılabilir veya başka bir biçime çevrilebilir. katalog bu katmanları ayırmazsa kullanıcı hangi sürümün arşiv için saklandığını, hangisinin dolaşım için hazırlandığını göremez. bir dosyanın yanında erişim kopyası ibaresi yoksa, izlediğimiz şeyin hangi kararlar süzgecinden geçtiğini nereden bileceğiz?
görsel-işitsel arşivde kare hızı, ses kanallarının dağılımı ve renk dönüşümü de aktarım bilgisi sayılır. eski bir görüntü yanlış hızla oynatılırsa süre ve hareket duygusu değişir; ses kanalları tek kanala indirgenirse konuşmayla ortam sesi arasındaki denge kaybolabilir. koruma dosyasının yanında kullanılan cihazı, yazılımı ve yapılan dönüşümleri yazmak, yıllar sonra görüntünün neden başka türlü göründüğünü izlemeyi sağlar.
arşiv dosyasının değişmediğini bilmek de onu oynatabilmek kadar önemli; sürüm geçmişi ve bütünlük doğrulaması yoksa yıllar sonra farkın dosyadan mı oynatıcıdan mı çıktığını ayıramazsın.
sessiz film gösteriminde canlı müzik, arşivlenecek malzemeyi çoğaltır: görüntünün yanında o icranın ses kaydı, kullanılan düzen ve performans notları da korunmalı. film saklanıp o geceki müzik uçarsa, eserin bir ayağı arşivde, diğeri sis içinde kalır.
kaynak: bantmag.com
görüntü ve sesin ayrı taşıyıcılardan geldiği arşivlerde senkron bilgisi de korunmalı. aktarım sırasında ses birkaç kare kaydığında dosya açılır ama konuşma ağız hareketinin gerisinden gelir; sonradan eklenen altyazı ya da canlı müzik kaydı da yanlış zaman koduna bağlanabilir. başlangıç zaman kodu, sesin görüntüye göre ofseti ve yapılan düzeltmeler yazılmadığında oynatıcı çalışır, eser birbirinden hafifçe ayrılmış iki akışa dönüşür.
görsel-işitsel arşivde korunmuş dosyanın izleyiciye açılabilmesi, yalnızca doğru oynatıcıyı bulmaya bağlı değil; gösterim, çoğaltma ve çevrimiçi erişim izinlerinin hangi kopyaya bağlandığı da bilinmeli. eserdeki müzik, altyazı ya da ek görüntü için ayrı izinler gerekiyorsa erişim kopyası teknik olarak hazır olduğu hâlde katalogda kapalı kalabilir. aynı dosyanın araştırmacıya açık, kamusal gösterime kapalı olması çelişki değil, erişim düzeyinin kaydıdır. arşivde dosyanın yanında hangi iznin eksik olduğu nerede yazıyor?
görsel-işitsel arşivde konuşma dökümü, ses kaydından ayrı bir çalışma katmanıdır. duraklamalar, üst üste konuşmalar, vurgu ve anlaşılmayan bölümler metne aktarılırken düzleşebilir; bu yüzden dökümün hangi ses dosyasından ve hangi müdahalelerle üretildiği belirtilerek saklanmalı. araştırmacı yalnız metni görürse konuşmanın ritmini, tereddüdünü ve bazı anlam belirsizliklerini kaçırabilir. (bkz: sözlü tarih) Bu başlığa yazmak için giriş yapın.