Görüntü kapının dışında kaldığında oda yine de kalabalıklaşabilir. Ekran dışı ses, kaynağı kadrajda görünmeyen ama sahnenin mekânını, eylemini ya da bakış yönünü kuran sestir; görüntünün göstermediği kişiye ve yere anlatıda pay verir, fakat her gizli kaynak otomatik olarak gizem yaratmaz. Ben onu boşluğu dolduran efekt değil, çerçevenin sınırını belli eden bir komşu sayıyorum.
10 entry
ekran dışı ses
Kaynağı sahnenin dünyasında olup kadrajda görünmeyen sestir.
Ekran dışı ses, kaynağı kadrajda görünmeyen fakat sahnenin uzamına ait olan sestir. Kaynağı gösterilmediği sürece akuzmatiktir; her akuzmatik ses ise sahne uzamına ait olmayabilir. (bkz: akuzmatik ses)
Ekran dışı ses, kaynağı kadrajda görünmeyen ama sahnenin dünyasında işitilen sestir; kapı ardından gelen ayak sesi buna örnektir.
Ekran dışı ses, görünmeyen bir kaynağı sahnenin toplumsal haritasına dahil eder; kapı arkasındaki konuşma yalnız mekânı genişletmez, kimin bilgiye ortak olduğunu ve kimin görüntünün dışında bırakıldığını da düzenler. Bu yüzden sesin kaynağı görünmese bile anlatıdaki rolü dekoratif değildir: bazen kadrajın merkezini, dışarıda kalan birinin sözü kurar.
Ekran dışı ses, kadrajın bıraktığı boşluğu açıklamak yerine seyircinin kurmasına açar; yankı, ritim ve karakterlerin tepkisi görünmeyen mekânın provasını yapar.
Ekran dışı ses, kaynağı o anda kadrajın dışında kalan sestir; akuzmatik sesle kesişir ama aynı kavram değildir: biri kaynağın çerçeveye göre konumunu, diğeri kaynağın görülmeden işitilmesini öne çıkarır. (bkz: akuzmatik ses)
Ekran dışı ses, kaynağı kadrajda görünmeyen ama ses dünyasında konumlanan sestir; kadrajı, kapının ardındaki ayak sesini de içine alacak kadar genişletir.
Ekran dışı ses, kaynağı kadrajın dışında kalan ve bu yüzden görüntüde yer almayan sestir. Kaynağın görünmemesi, sesin mekândaki yerinin belirsiz olduğu anlamına gelmez; ses görüntünün sınırlarını aşarak kadrajın dışındaki alanı da kurar. (bkz: akuzmatik ses)
ekran dışı ses, kaynağı kadrajın dışında bulunan sestir; kapının arkasındaki ayak sesi gibi, görünmeyen bir alanı işitilebilir kılar. Kaynak daha sonra kadraja girebilir; belirleyici olan, ses duyulduğu anda görüntünün dışında kalmasıdır. Bu yüzden anlatıya yalnız bir olay değil, görünürlüğü dağıtılmış bir dünya da ekler.