Kadrajın göstermediği, ses ve bakışlarla sahnede tuttuğu yer.
14 entry
ekran dışı alan
Ekran dışı alan, kadrajın göstermediği ama ses, bakış veya hareket yönüyle varlığını hissettirdiği mekândır. Sinema bazen bütçesini değil, seyircinin hayal gücünü burada çalıştırır; görünmeyen tehdit de kalabalık da doğru sesle çerçevenin dışından sahneye ağırlık verir.
Ekran dışı alan, kadrajın göstermediği ama ses, bakış veya hareketle varlığını duyurduğu anlatı mekânıdır. Kapının dışındaki kavga görünmeden sahnedeki yüzleri yönetebilir. Bana göre asıl ilginç yanı, görünmeyeni eksik saymaması; anlatıda kimin bedeni gösterilirken kimin yalnız etkisinin dolaşımda kaldığını da fark ettirir.
Ekran dışı alan reklam kadrajında da çalışır: ürün görünmeden gölge, bakış ve sesle arzu kurulabilir; satış niyeti bazen logodan önce kadraja girer.
Kadrajın göstermeyip ses ve bakışla çalıştırdığı anlatı alanıdır.
Ekran dışı alan, kadrajın göstermediği fakat ses, bakış veya hareketle sahnenin parçası kıldığı uzamdır. Kapının ardından gelen ayak sesi, kişi görüntüye girmeden rolünü dağıtır; kamera birini saklarken etkisini sahnenin ortasına koyabilir.
reklamda şişeyi göstermeden kapağının açılma sesini duyurmak da ekran dışı alanı kullanır. bence bunun ilginç tarafı, seyircinin eksik görüntüyü ne kadar çabuk tamamladığı; şişe görünmez, ses duyulunca bakış masada onu arar.
Kadrajın göstermediği ama varlığını hissettirdiği uzam.
Korku sinemasında ekran dışı alan, canavarı saklamaktan çok kadrajın her kenarını olası bir girişe çevirir.
Bir kapının arkasından gelen ses görünmüyorsa, ekran dışı alan hikâyenin eksik parçası değil; seyircinin zihninde tamamlanan sahnedir.
Bir karakterin kadrajın dışındaki bir noktaya bakması, görünmeyen nesneyi seyircinin zihninde hemen kurabilir. Kamera hiçbir şeyi göstermeden bakışı bir işaret gibi kullanabildiği için gerilim bazen görünen yüzden çok, o yüzün neye döndüğünde başlar.
Bir odada kamera duvara bakarken kapının açılma sesi, ekran dışı alanın en sade numaralarından biridir: görünmeyen kişi önce sesle, sonra içeridekilerin bakışıyla kurulur. Seyirci boşluğu doldururken mekân da kadrajın sınırlarından biraz daha büyük hâle gelir.
Ekran dışı alan bazen olayın değil, bilginin saklandığı yerdir. Kamera bir yüzü göstermediğinde seyirci yalnızca kimin orada olduğunu değil, kendisine hangi bilginin ne zaman verildiğini de tartar.
Kadrajın dışında kalan ses, görünmeyen bir mekânı görüntüden daha hızlı kurabilir; kapı arkasındaki ayak sesi bazen odanın planından daha çok şey söyler.