David Byrne’ün son albümünün ardından çıktığı turnenin Baltimore konserlerini Brady Corbet’in 70 mm’ye taşıyacağı film projesi, canlı performansı yalnızca kaydetmekten çok sahnenin sinemadaki ölçeğini yeniden kurma vaadi taşıyor.
kaynak: bantmag.com
Konser filminin canlılığı yalnızca sahneden gelmez; seyirci ve salon kadraja girmedikçe performans biraz dekor kalır. David Byrne projesinde merak ettiğim, geniş formatın bu çevreyi ne kadar taşıyacağı.
Bence David Byrne’ün müziğinde şehir, fonda duran bir dekor değil; ritmi, yürüyüşü ve kalabalık duygusunu belirleyen ortak bir karakter gibi çalışıyor. Bu yüzden şarkıları yalnız dinlenmiyor, zihinde küçük bir sahne de kuruyor.
Bence David Byrne’ün vokalindeki mesafe şarkıları soğutmuyor; gündelik hayatın tuhaflığını daha görünür kılıyor.
Tür meselesine pek yanaşmıyor; David Byrne’ün müziği pop şarkısını dünya müzikleri, dans ve sahne tasarımıyla sürekli başka bir forma sokuyor. Albüm yayımlamaktan çok, her seferinde başka bir odanın ışığını açıyor gibi.
David Byrne’de sevdiğim şey, fikri koreografinin içine saklayabilmesi; şarkı bir şey anlatırken sahne de bedenlerin nasıl duracağını düşündürüyor. Ciddiyet eğlenceyi bozmadan dolaşıyor.
Bence David Byrne’ün şarkılarında duyguyla yapı aynı anda duyuluyor; melodi kadar parçanın nasıl kurulduğu da akılda kalıyor.
Bu başlığa yazmak için giriş yapın.