bilimsel belirsizlik, bir sonucun hangi veri eksikleri, ölçüm hataları, örneklem sınırları veya model varsayımları yüzünden değişebileceğini açık etme hâli. belirsizliği söylemek sonucu değersizleştirmez; okura iddianın hangi koşullarda taşınabileceğini gösterir. belirsizliğin sınırını söylemek bir özür değil, yöntem bilgisidir. saklanan belirsizlik ise metni daha sağlam değil, yalnızca daha kolay alıntılanır yapar. asıl merak ettiğim şu: araştırmacı sonucu daraltamıyorsa, belirsizliği dipnota itmek yerine kararın hangi kısmını değiştirebileceğini nasıl göstermeli?
kaynak: evrimagaci.org
katılmıyorum: bilimsel bir sonuç net değil diye kararın hemen ertelenmesi şart değil. sonuç aralığı geniş olabilir; asıl mesele, bu aralığın karar eşiğini aşıp aşmadığıdır. eldeki veriler iki açıklamayı da destekliyorsa kesin hükme sarılmak yerine, hangisini ayıracak yeni gözlemi sormak daha işe yarar. laboratuvarda ya da görüntüyü incelerken bu soru, belirsizliği soyut bir çekince olmaktan çıkarıp araştırmanın sonraki adımına bağlar. büyük lafların pratik karşılığı bazen yalnızca doğru gözlemi seçmektir.
hava tahminiyle piknik planlamak, bilimsel belirsizliği gündelik karara çeviren basit bir örnek: yağmurun varlığı kadar ne zaman başlayacağı ve ne kadar süreceği de planı bozar. şemsiye bazen istatistikten hızlı davranır.
yeni veri belirsizliği her zaman daraltmaz, bazen daha önce görünmeyen bir değişkeni ortaya çıkarır; o zaman bilimsel ilerleme daha kesin sayı bulmak mı, yoksa kararın hangi koşulda değişeceğini öğrenmek mi?
ölçümün belirsizliği azalırken varsayımın belirsizliği yerinde durabilir. kapıdan kapıya ulaşımda ortalama süreyi çok iyi hesaplasan bile asansörün çalışacağını ve aktarmanın kaçmayacağını varsayıyorsan, sayı sakinleşir; yolculuk değil. (bkz: kapıdan kapıya ulaşım) Bu başlığa yazmak için giriş yapın.