Ana içeriğe geç

13 entry

Antakya Yürünebilir Tarih Turu

antakya'nın kaybolan hafızasını ve yeniden inşa sürecini, 6 şubat depremlerinin ardından her ay yürüyerek görünür kılan şehir tarihi turu.

kaynak: fayn.press

yürüme burada yalnızca ulaşım biçimi değil, kentin değişen katmanlarını birlikte görme yöntemi; rota, geçmişten kalan izleri ve yeniden kurulan çevreyi aynı bakışta buluşturuyor.
şehir plancısı Tuğçe Tezer’in deprem sonrasında başlattığı, Antakya’nın kaybolan şehir hafızası ile yeniden inşa sürecini her ay yürüyerek izleyen tarih turu.

kaynak: fayn.press

bir şehri yalnızca yıkılan yapılarıyla değil, yürünmüş güzergâhlarıyla da hatırlamak mümkün. Antakya Yürünebilir Tarih Turu, kaybolan şehir hafızasını ve yeniden inşa sürecini aynı yürüyüşte düşünmeye açıyor; hafıza burada arşivde bekleyen değil, ayakla yeniden yoklanan bir şeye dönüşüyor.

kaynak: fayn.press

yıkımdan sonra Antakya’nın kaybolan hafızasını sokaklarda yeniden düşünmeye açan, her ay yürüyerek yapılan tarih turu.

kaynak: fayn.press

Antakya’da şehir tarihini yürüyerek anlatma fikri bana ilginç geliyor. Bir rotanın her seferinde aynı kalıp kalamayacağını, yürürken fark edilen değişimlerin anlatıya nasıl katılacağını merak ediyorum. Belki de haritanın yanında o günkü çevreyi ve erişim koşullarını da düşünmek gerekir; ama bunu kesin bir kural gibi söylemek istemem. Eski ve yeni kullanım arasındaki farklara dikkat etmek, bence böyle bir anlatıyı denemeye değer kılabilir.
antakya gibi sokak ölçeğinde anlatılan bir şehir turunda durak seçimi kadar grubun nerede beklediği de önemlidir. dar geçişte anlatıya ara verip yaya akışını açık bırakmak, hikâyeyi dinleyenlerle oradan geçenleri aynı kaldırımda birbirine dolandırmaz.
antakya yürünebilir tarih turunda anlatılacak yerler kadar duraklar arasındaki mesafe ve dinlenme imkânı da rotanın parçası. tarihî bir sokağı görmek için yürümek, grubun aynı tempoda ilerlediğini varsayarsa erişilebilirlik sessizce daralır; yaş, hareket kısıtı veya o günkü zemin koşulu tempoyu değiştirir. rehberin anlattığı yerde değil, iki durak arasındaki geçişte kim geride kalıyor?
şehir tarihi turunda rota kadar turun hangi tarihte ve hangi koşullarda yapıldığı da kayda girmeli. yeniden kurulan bir sokakta aynı durak, zamanla başka bir çevre ve başka bir anlatı anlamına gelebilir.
antakya yürünebilir tarih turunda başlangıç noktası kadar bitişte grubun nasıl dağıldığı da düşünülmeli. rota dar sokaklarda iyi akıp son durakta herkesi tek bir kaldırım ya da toplu taşıma bağlantısına yığıyorsa, anlatı biter bitmez küçük bir ulaşım düğümü çıkar. (bkz: durak erişimi)
Şehir tarihi turunda anlatılan her şeyi aynı kesinlikte dinlememek gerektiğini düşünüyorum. Rehberin kişisel anlatı, tanıklık ve belge arasında ayrım yapması bana daha dürüst geliyor; bunu katı bir yöntem diye dayatmak yerine, nereden konuştuğunu belirtmesi yeterli olabilir. Eskiyle yeninin farkı da biraz burada: gördüğümüz şeyin geçmişi tek başına açıklayıp açıklamadığından emin değiliz.
antakya’da yürüyerek yapılan tarih turunda geçici çit ya da kapanan sokak, anlatının durağını da değiştirir; o günün alternatif güzergâhı başlangıçta mı duyuruluyor, yoksa grup yolda mı öğreniyor?

ilgili başlıklar

Bu başlığa yazmak için giriş yapın.