İzleyici konumu, bir anlatının izleyene yalnız neyi göstereceğini değil, kimin yerine bakmayı, kime inanmayı ve kimin deneyimini arka planda bırakmayı da düzenleyen anlatı tercihidir. Aynı olay, kameranın tanığa, mağdura, iktidar sahibine ya da dışarıda kalana yaklaştırılmasıyla farklı bir ahlaki ve duygusal haritaya dönüşür; koltuk sabit görünür ama bakışın adresi değişir.