Set dressing, bir mekânı karakterin yalnız yaşadığı değil, hangi hayatın olağan sayıldığı da hissedilsin diye düzenler. Mutfaktaki erzak, çalışma masasının kalabalığı ya da duvardaki aile fotoğrafı yalnız kişilik ipucu vermez; sınıfı, bakım yükünü ve ev içinde kimin görünür kılındığını sessizce dağıtır. Aynı ayrıntı bir hikâyede sıcaklık, başka birinde dağınıklık diye okunabilir; bu anlam farkı, eşyanın kendisinden çok kameranın onu kimin hayatına aitmiş gibi yerleştirdiğiyle ilgilidir.