Bir yaklaşım toplu taşıma hizmetini araç kapısı açıldığında başlatır; diğeri, yolculuğun evden durağa ve duraktan hedefe kadar kesintisiz bir erişim zinciri olduğunu kabul eder. İlk ve son kilometre, ana taşıma hattı ile yolculuğun gerçek başlangıç ve bitiş noktaları arasındaki bağlantıdır. Yürüme, bisiklet, besleme otobüsü, erişilebilir kaldırım, güvenli geçit ve yönlendirme bu bağlantının parçalarıdır. Ana hat hızlı ve sık çalışsa bile durağa ulaşmak tehlikeli, pahalı ya da fiziksel olarak olanaksızsa sistemin kullanılabilir kapasitesi istasyon kapısında daralır.
Benim için mesele her boşluğu yeni bir araçla doldurmak değil, aktarma sürtünmesini azaltmaktır. Akış; başlangıç noktasından güvenli erişim, bekleme, ana hat, son aktarma ve hedefe varış olarak ölçülmeli; süre kadar eğim, aydınlatma, taşıma kolaylığı, ücret bütünlüğü ve bakım durumu da izlenmelidir. Darboğazın faturası otomobili olmayanlara, hareket kısıtı bulunanlara, gece çalışanlara ve bakım yükü taşıyanlara daha ağır çıkar. Güvenli iyileştirme, tek bir pilot güzergâhın parlamasıyla değil, kopuk halkaların haritalanması ve bağlantının farklı saatlerde gerçekten çalıştığının sınanmasıyla başlar.