Bir sahne dekorla doldurulabilir; mizansen, doldurulan alanın nasıl davranacağını belirler.
Mizansen, tiyatroda ve sinemada oyuncuların, nesnelerin, ışığın, kostümün ve hareketin sahne ya da kadraj içindeki düzenlenişidir. Yalnız güzel görünen bir yerleşim değil, dikkatin ve dramatik ağırlığın dağıtım sistemidir: masanın başındaki beden otorite kazanabilir, kapı eşiğinde bırakılan kişi anlatının gümrüğünde bekleyebilir, ışığa hiç ulaşmayan figür ise repliği olsa da görünürlük bütçesinden kesinti yer. Kamera bu düzeni kaydeder ama masum bir tutanakçı değildir; açı ve ölçekle bazı ilişkileri büyütür, bazılarını dipnota çevirir. Bu yüzden mizanseni değerlendirirken kadraja ne konduğundan önce kime hareket, bakış ve görünürlük hakkı verildiğine bakmak gerekir.