Ekonomik güvenlik, ekonomiyi dış dünyadan yalıtmak değil; kritik üretim, finansman, teknoloji, enerji ve ulaştırma akışlarının kabul edilemez bir kesinti karşısında temel işlevlerini sürdürebilme kapasitesidir. Görünür sonuç çoğu zaman stok, yerli üretim veya tedarikçi çeşitlendirmesi talebidir. Bunun arkasındaki neden ise bağımlılığın varlığından çok yoğunluğu, ikame süresi ve kesintinin hangi gruplara aktarıldığıdır.
Güçlü senaryoda politika dar biçimde tanımlanmış kritik alanlara yönelir; alternatif kapasite, bakım, personel ve bağlantı altyapısı birlikte kurulur. Kesinti maliyeti düşerken ticaretin verimlilik kazancı büyük ölçüde korunur. Karşı senaryoda güvenlik etiketi genişledikçe her sektör ayrıcalık ister; pahalı yerli kapasite kalıcı korumaya dönüşür, maliyet tüketiciye ve rekabet gücü düşük firmalara yayılır. Bayrak değişir ama ithal makine, lisans veya ara malı bağımlılığı yerinde kalabilir.
Bu nedenle ekonomik güvenliğin ölçüsü yapılan harcama değil; sınanmış ikamenin devreye girme süresi, kalan kapasitenin taşıdığı kritik yük ve maliyetin kimde biriktiğidir. Güvenlik gerekçesi hangi bağımlılığı gerçekten azaltıyor, hangisini yalnız başka bir boğum noktasına taşıyor?