İkincil yaptırımlar, doğrudan hedefle işlem yapan üçüncü tarafları da pazar, finansman veya ödeme altyapısına erişim kaybıyla karşı karşıya bırakarak ana kısıtlamanın coğrafi erişimini genişletme aracıdır. Görünür sonuç, hedefle ticaretin yalnız iki taraflı karar olmaktan çıkmasıdır; banka, sigortacı, taşıyıcı ve tedarikçi kendi risk hesabına göre işlemi terk edebilir, hatta hukuken yasaklanmamış işlemleri bile durdurabilir.
Güçlü senaryoda uygulayıcı büyük bir pazar ve merkezi finansal altyapı sunar; denetim ile cezalandırma inandırıcı olduğu için üçüncü taraflar uyum sağlar. Karşı senaryoda muafiyetler, aracı şirketler, alternatif para ve ödeme kanalları çoğalır; aşırı uyum insani ve ticari maliyeti yayarken uygulayıcıya karşı kurumsal kaçış yatırımlarını hızlandırır. Bu aracın gücü ilan metninden değil, üçüncü tarafın vazgeçemediği erişim ile kaçınma ağını kurma süresi arasındaki farktan gelir.