Bir yaklaşım yetki devrini yalnız iş yükünün dağıtılması, diğeri karar yetkisinin hukuken el değiştirmesi sayar. Ayrım, kullanılan etiketten değil ilgili hukuk düzeninde yetkiyi kuran ve devre izin veren metinden çıkar. Yetki devri genel olarak, bir makamın kendisine tanınmış belirli karar yetkisini, izin verilen kapsam ve usulle başka bir makam ya da görevliye bırakmasını anlatır. Sonuçları ülkeye, döneme ve düzenlemeye göre değişir.
Belge zinciri önce asıl yetkiyi kuran norma, ardından devre izin veren dayanağa ve somut devir kararına uzanmalıdır. Devredilen konu, parasal veya maddi sınırlar, süre, coğrafi alan, yürürlük başlangıcı, geri alma usulü ve işlemin hangi makam adına kurulacağı belirsizse kurum içi görev çizelgesi tek başına hukuki boşluğu doldurmaz. İmza atma imkânı da her zaman karar yetkisinin devredildiğini göstermez; bazı düzenlerde imza kullanımı ile yetkinin kendisinin devri farklı sonuçlara bağlanır.
Uygulamada sorun çoğu kez metinden sonra başlar. Devir kararı duyurulmamış, süresi dolmuş veya sonraki teşkilat değişikliğine işlenmemiş olabilir. Buna karşılık her küçük eksiklik de işlemi kendiliğinden hükümsüz kılmaz; sonucu söylemek için ilgili dönemin yaptırım rejimi, işlemi yapan makam ve varsa yargısal yorum birlikte görülmelidir.
Benim ölçüm, unvanlara değil yetkinin kaynaktan somut işleme kadar kesintisiz izlenebilmesine bakmaktır.