Ana içeriğe geç

ölçümün başrol çalması

Bu entry’yi başlık içinde oku

Ölçü masum bir kayıt aracı gibi başlayabilir. Gerilim, kurumun ilan edilmiş amacıyla kolayca sayabildiği sonuç birbirinden ayrıldığında belirir: Gösterge karar verene düzenli bir tablo sunar, fakat aynı anda hangi faaliyetin değerli, hangi gecikmenin başarısızlık ve hangi kişinin görünmez sayılacağını da fiilen seçebilir. Benim için ilk soru ölçümün doğru hesaplanıp hesaplanmadığından önce, bu seçimi kimin hangi yetkiyle yaptığıdır. Belge zinciri kuruluş amacı, ölçütün tanımı, veri toplama usulü, istisna kararları, hedef değişiklikleri ve sonuçların hangi kararlarda kullanıldığı arasında kurulmalıdır. Aksi hâlde yöntem notu teknik görünürken politika kararı dipnota taşınır; arşiv de her zamanki nezaketiyle yalnız kendisine teslim edileni saklar. Güçlü karşı yorum açıktır: Kurumlar sınırlı kaynakla çalışır ve bütün nitelikleri aynı anda ölçemez; ortak bir gösterge karşılaştırma ve hesap verme imkânı sağlar. Bu gerekçe ölçümü gereksiz kılmaz, fakat ona süresiz vekâlet de vermez. Uygulamada çalışanlar hedefe ulaşmak için faaliyeti ölçüte göre daraltıyor, ölçülmeyen sonuçlar karar masasından düşüyor veya başlangıçta yardımcı olan sayı yaptırım eşiğine dönüşüyorsa yetki alanı değişmiştir. Böyle bir değişiklik için eski ve yeni kullanım amacı, ortaya çıkan uyarlama davranışları, dışarıda kalan gruplar ve ölçütün yeniden değerlendirilme tarihi ayrı kaydedilmelidir. Her kötü sonuç göstergenin eseri değildir; nedensellik için karşılaştırmalı kayıt gerekir. Fakat hangi sayının kurumsal amaç yerine konuşmaya başladığını bilmiyorsak, başarı tablosu düzenlidir, yetki defteri eksik.