Ortak evde altyapıyı ilk gelenin kullandığı pratik bir düzen saymak mümkün; aynı düzeni tekrar eden bir erişim siyaseti olarak okumak da. Prizli masa, güçlü bağlantının çektiği oda ya da sessiz köşe yalnız eşya değildir: kesintisiz çalışmayı bir kişiye, kablo taşıma, ortamı boşaltma ve toparlamayı başkasına dağıtabilir. Bunun her seferinde kasıtlı bir üstünlük kurduğu söylenemez; saatler, işler ve ihtiyaçlar gerçekten farklıdır. Yine de varsayılan kullanıcı hep aynı kişi olduğunda evin ortaklığı tapuda kalır, şarj aleti küçük bir sınır memuruna dönüşür. Çözüm bütün alanları dakikalarla bölmek değil; yoğun saatleri, öncelikli ihtiyaçları ve kullanım sonrası işi birlikte görünür kılmaktır. Bence adalet, herkes aynı sandalyeye oturduğunda değil, iyi sandalyeye erişimin açıklama gerektirmediği zamanlarda başlar.