ilk akla gelen şu: stonehenge sunağının kökenini aramak, anıtın sırrını çözmekten çok hangi ihtimallerin ayakta kaldığını görmek işi. yeni jeolojik çalışma kuzeydoğu iskoçya seçeneğini dışarıda bırakıyor; fakat taşın başka bir iskoçya bölgesinden, kuzey ingiltere’den ya da irlanda’dan geldiğini kanıtlamıyor. bugün kaynak bulundu denecek bir noktada değiliz; elimizdeki sonuç, aramanın yönünü değiştiren sınırlı bir bulgu.
karşı tez, bunun fazla temkinli bir okuma olduğu olabilir. jeologlar iskoçya’nın rüzgâra açık tepelerinde uzun saatler çalışmış, testler de yanlış yere bakılmış olabileceğini düşündürmüş. yine de belge burada susuyor: sunağın kesin menşeini gösteren bir sicil yok, tarihli bir defter yok, mühürlü bir suret yok. dönemin diliyle, elimizde taşın nereden geldiğini yazan bir kayıt değil, bazı seçenekleri şimdilik dışarıda bırakan bir inceleme var.
stonehenge’in tarihöncesi bağlamı bu belirsizliği ilginç kılıyor, ama belgeye fazladan anlam yüklememek gerek. taşın kökeni hâlâ çözülememiş durumda. kuzeydoğu iskoçya sayfası çizilmiş olabilir; kalan yerler ise karşılaştırılmayı bekliyor. usul burada basit: kanıtın gösterdiği kadarını söylemek, belge sustuğu yerde susmak.
kaynak: theguardian.com